Incubi türkçesi Incubi nedir

Incubi ingilizcede ne demek, Incubi nerede nasıl kullanılır?

Incubate : Kuluçkaya yatırmak. Kafasında kurmak. Kafasında plan kurmak. Civciv çıkarmak. Üretmek. Kuluçkaya yatmak. Tasarlamak. İnkübe etmek.

Incubated : Kuluçkalanmış. İnkübe. Kuluçkaya yatırmak. Civciv çıkarmak. Üretmek. Kuluçkaya yatmak. Tasarlamak. Kafasında kurmak.

Incubates : İnkübe etmek. Üretmek. Kuluçkaya yatmak. Kafasında kurmak. Civciv çıkarmak. Kuluçkaya yatırmak. Kafasında plan kurmak. Tasarlamak.

Incubating : Üretmek. Kafasında kurmak. Kuluçkaya yatırmak. Kuluçkaya yatma. Kuluçkaya yatmak. Kuluçkaya yatan. Tasarlamak. Civciv çıkarmak.

Incubating egg : Kuluçkalık yumurta.

Incubation period : Kuluçka evresi. Bir mikroorganizmanın gelişmesini tamamlaması için belirli sıcaklık ve belirli atmosfer ortamında tutulma süresi. kuluçkada yumurtaların çıkması için gerekli süre. Oluşma periyodu. İnkübasyon süresi. Kuluçka devri. Kuluçka süresi. İnkübasyon dönemi. Bir mikrobiyal etkenin vücuda girmesiyle bu etkene özgü belirtilerin canlıda görülmeye başladığı zaman dilimi arasında geçen süre, inkübasyon dönemi. Kuluçka dönemi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Incubative stage : Kuluçka devresi.

Incubation : Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi. mikroorganizmaların besi yerlerinde üretilmesi canlı doku parçasının besi yerinde geliştirilmesi. Civciv çıkarma. Kuluçka dönemi. Kuluçka. İnkübasyon. Tasarlama. Mikroorganizmaların belirli sıcaklıkta tutularak gelişmesini sağlama işlemi. Hastalık etkeninin vücuda girişiyle hastalık belirtilerinin meydana çıkışı arasında patojen mikroorganizmanın vücutta gelişimi. mikropların kültür ortamında gelişmesi. canlı doku parçasının kültür ortamında geliştirilmesi. bir kuş embriyosunun, yumurta içerisinde belli bir sıcaklıkta ve belli bir sürede gelişme dönemi. Kuluçkaya yatma.

Incubative : Kuluçkalayan. İnkübasyonla ilgili.

Incubator : Etüv. kuluçka makinesi. Kuluçka ana makinesi. İç kabin sıcaklığı mikroorganizmanın optimal üreme sıcaklığına ayarlanarak mikroorganizmanın üretildiği laboratuvar cihazı, inkübatör. Küvöz. Kuluçka makinesi. Kuvöz. Deri gibi kuvöz. Inkübatör. Kuluçka aracı.

İngilizce Incubi Türkçe anlamı, Incubi eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Incubi ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Annoyance : Baş ağrıtma. Baş belası. Üzüntü kaynağı. Rahatsız etme. Rahatsızlık. Kızdırma. Kızgınlık. Sıkıntı kaynağı.

Adversity : Zıtlık. Şanssızlık. Zorluk. Üzgü. Terslik. Güçlük. Sıkıntılı süreç. Düşkünlük. Sıkıntılı bir durum.

Burden : Sıkıntı çektirmek. Yük taşıma. Ağırlık. Yüklenmek. Yüklemek. Sıkıntı vermek. Sorumluluk. Yük. Zorunluluk.

 

Subject : Karşı karşıya olan. Bir bilginin konusunu bilen ya da bir yargıda yüklemde bulunan öğe. Uyruk. Bir konunun, bir düşünceyi belirtmek için işlenmesiyle ortaya çıkan düşünce. bir oyunda asal düşünce yanısıra, o düşünceyi destekleyici, renklendirici ya da anlamlandırıcı yan düşünceler yer alır. Üzerinde, deney, araştırma, ölçme, sayısal işlem ve değerlendirme yapılan kimse ya da şey. Özne. Denek. Bağımlı. Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. Çeken.

Bad dream : Kötü rüya.

Dead weight : Çok ağır şey. Ölü gibi ağır şey. Net ağırlık. Dedveyt. Yüksüz ağırlık. Taşıt darası. Ağırlık. Boş ağırlığı. Boş ağırlık. Kesilmiş hayvanın ağırlığı.

Incubi synonyms : incubuses, weight cargo, incubus, nightmare, agitation, heavy goods, angst, boredom, adversities, agitations, balls ache, boredoms, dw, heaviness, run, bores, affliction, chimera, anxieties, angsts, annoyances, nightmares, anxiety, waking dream, situation, sleep terror, deadweight, heavy duty, bore.

Incubi zıt anlamlı kelimeler, Incubi kelime anlamı

Stay : Oyalanmak. Geciktirmek. Ertelemek. Durdurmak. Bastırmak (açlığı). Kalma süresi. Bırakmamak. Sürdürüp tamamlamak. Geçiştirmek. Alıkoymak.