Kabus nedir, Kabus ne demek

Kabus; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Karabasan
  • Acı, sıkıntı, korku veren olay.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Arapça kökenli kâbûs: kâbus.

Kabus ile ilgili Cümleler

  • Bu her pilotun en kötü kabusudur.
  • “Dün gece bütün sinirlerimi bir kâbus işkencesinin zoru altına koyan buhranlı saatler yaşadım.”
  • Kabuslarınızı yakalamak için bir düş kapanı kullanabilirsiniz.
  • Bu sadece bir kabustu.
  • Bu bir kâbus.
  • Kabuslar korkutucudur.
  • Kâbus görür müsün?
  • Tom'un gezisi onun pasaportu ve kredi kartları çalındığında bir kabusa döndü.
  • Ben kabuslar görürürüm.
  • Kâbus görmezsin.
  • Sana kötü kabusunu göstermek için buradayım.
  • Kabus görüyordu.
  • Ali hala kabuslar görüyor.
  • Bir mülteci kampı kabustur.

Kabus hakkında bilgiler

Kâbus en genel olarak uyurken kişiye güçlü bir duygusal rahatsızlık veren rüyalardır. Hayalet, canavar, cadı, vahşi hayvan gibi korku ve terör ögeleri içerebilirler. Acı çekme, düşme, boğulma ve ölme de sık rastlanan kâbuslardandır. Yüksek ateş gibi fizyolojik nedenlerden olabilecekleri gibi, kâbusu görenin hayatındaki beklenmedik bir stres ya da travma gibi psikolojik nedenleri de olabilir. Kimi zaman nedensiz yere görüldükleri de olabilir. Bazen kâbuslar o kadar etkili olur ki, uyuyan kişiyi halen yaşadığı duyguları taşır bir halde uyandırır, ve kişi uzun bir süre etkisinden kurtulamaz. Arada bir kâbus görmek normal olarak kabul edilmektedir. Ama sürekli kâbus görme durumu daha önemli bir sorunun habercisi olabilir, kişinin uyku düzenini bozabilir ve sağlığını etkileyebilir. Bu nedenle sürekli kâbus gören kişilerin doktora gitmesi gerekebilir.

 

Kabus ile ilgili Atasözü veya Deyim

kabus basmak (veya çökmek) : kötü rüya görmek büyük sıkıntı, korku duymak.

kabus görmek : korkulu rüya görmek büyük sıkıntı, korku duymak.

Kabus kısaca anlamı, tanımı

Kabuska : Etli lahana yemeği

Kabuslu : Karabasan dolu, sıkıntılı ve korkulu.

Kabussuz : Kâbusu olmayan.

Vahşi hayvan : Ehlîleştirilmemiş hayvan, yabani hayvan.

Rahatsızlık : Rahatsız olma durumu, tedirginlik. Hastalık.

Beklenmedik : Beklenmeyen, umulmayan. Birdenbire, ansızın olan.

Psikolojik : Ruh bilimsel. Ruhsal.

Kimi zaman : Ara sıra.

Fizyolojik : Fizyoloji ile ilgili, vücutla ilgili. Normal, doğal olarak işleyen.

Fizyoloji : Canlıların hücre, doku ve organlarının görevlerini ve bu görevlerin nasıl yerine geldiklerini inceleyen bilim dalı.

Arada bir : Ara sıra.

Psikoloji : Ruh bilimi, ruhiyat. Bir grubu, bir bireyi belirleyen hareket etme, düşünme, duygulanma biçimlerinin bütünü. Herhangi bir edebiyat ürününde, kişilerin kişiliklerini belirleyen duyuş, düşünüş, davranış biçimi. Ruhsal.

Acı çekme : Üzüntü ya da büyük bunalım duygusu içinde olma.

Karabasan : Sıkıntılı ve korkulu düş, kâbus. Bir kimsenin içinde bulunduğu karmakarışık, sıkıntılı ruh durumu.

Nedensiz : Nedeni olmayan, sebepsiz. Bir sebebi olmadan.

 

Beklenme : Beklenmek durumu.

Olabilir : Gerçekleşme imkânı bulunan, olur, mümkün, kabil.

Rahatsız : Rahatı olmayan, tedirgin, huzursuz. Hasta, keyifsiz. Rahat kullanılmayan, sıkıntı, tedirginlik veren.

Bir süre : Kısa bir müddet, bir müddet. Belirsiz bir müddet, bir müddet.

Duygusal : Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî. Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan).

Diğer dillerde Kaburgalar arası torakotami anlamı nedir?

İngilizce'de Kaburgalar arası torakotami ne demek ? : intercostal thoracotomy