Indeed türkçesi Indeed nedir

  • Hakikaten.
  • Gerçeği söylemek gerekirse.
  • [#gerçekte Gerçekten].
  • Doğrusu.
  • Gerçekte.
  • Gerçekten de.
  • Cidden.
  • Doğrusu istenirse.
  • Doğrusunu söylemek gerekirse.
  • Aslında.
  • Sahiden.

Indeed ile ilgili cümleler

English: I may indeed be wrong.
Turkish: Gerçekten hatalı olabilirim.

English: Her diligence is indeed worthy of praise.
Turkish: Onun çalışkanlığı gerçekten övgüye değer.

English: He is indeed a clever boy.
Turkish: Gerçekten zeki bir çocuktur.

English: Ali has indeed found something.
Turkish: Ali gerçekten bir şey buldu.

English: Ali has indeed found something interesting.
Turkish: Ali gerçekten ilginç bir şey buldu.

Indeed ingilizcede ne demek, Indeed nerede nasıl kullanılır?

Thank you very much indeed : Çok teşekkürler. Gerçekten çok teşekkürler.

What indeed : Hayret. Hayret bir şey.

Yes indeed : Gerçekten. Cidden.

You indeed : Sen ha.

Reindeer : Rengeyiği. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geyikgiller (cervidae) familyasından, 200 cm kadar uzunlukta, 110 cm kadar yükseklikte, hem dişisinde hem de erkeğinde boynuz bulunan, gerdanı yeleli bir tür. Ren geyiği. Ren.

Indebtment : Borçlandırma.

Indecencies : Açık saçıklık. Ahlaksızlık. Uygunsuzluk. Gereksizlik. Yersizlik.

Indebted : Müteşekkir. Borçlu. Minnettar. Teşekkür borçlu. Verecekli.

 

Indecent assault : Toplum töresine karşı işlenen suç. Irza tasaddi. Zorla ilişme. Sarkıntılık. Zorla ırza geçme.

Indebt : Borç altına sokmak. Borçlandırmak. Zorunluluk yüklemek.

İngilizce Indeed Türkçe anlamı, Indeed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indeed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clannishness : Klancılık. Gruba başkalarını almama. Klanvari. Klikçilik.

Essentially : Özünde. Esas olarak. Temelde. Gerekli olarak. Gerekerek. Özde. Esasen. Belli başlı.

Truthfully : İçtenlikle. Gerçeğe dayanan bir tarzda. Dürüstçe. Doğru olarak. Mertçe. Doğru bir şekilde. Tam olarak. Doğru bir tarzda.

In point of fact : Aslına bakarsanız. Aslına bakıldığında. Aslını sorarsan. Şu bir gerçek ki. Aslını ararsan. Gerçek şu ki.

In effect : Aslına bakılırsa. Etki itibariyle. Filhakika. Gerçi. Geçerli. Yürürlükte olan. Yürürlükte.

Honest : Hilesiz. Saf. Doğru. Namuslu. İçten. Güvenilir. Katışıksız. Açık sözlü. Açık yürekli.

Real : Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Nesnel olan ve olanağın gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan (nesne, koşul, durum). Real (finlandiya terimi). Hakiki. Samimi. Maddi. Sahici. Asıl.

Sure enough : Beklenildiği gibi. Elbette. Bugüne bugün. Muhakkak.

Frankly speaking : Dürüst olmak gerekirse. Açıkcası. Açıkçası. Açık konuşmak gerekirse. Açık söylemek gerekirse.

Strictly speaking : Aslını söylemek gerekirse. Aslına bakarsan. Doğrusunu istersen. Açıkçası. Açık konuşmak gerekirse. Kurallara bakılırsa.

Indeed synonyms : actually, in sooth, verily, bona fide, practically, in reality, frankly, by rights, as it happens, in sober fact, for good and all, honestly, sooth to say, as a matter of fact, yes indeed, at heart, genuinely, by my troth, so, admittedly, truly, as such, basically, realer, as it is, reals, defacto, joking apart, at bottom, the straight of it, cardinally, in all conscience, as far as it goes.

 

Indeed ingilizce tanımı, definition of Indeed

Indeed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Used in a variety of senses. Esp.: (a) Denoting emphasis. As, indeed, is it you? Its meaning is not intrinsic or fixed, but depends largely on the form of expression which it accompanies. As, indeed it is so. (b) Denoting concession or admission. Verily. Truly. In fact. In reality. As, indeed, you are right. (c) Denoting surprise. In truth.