Indemnifies türkçesi Indemnifies nedir

  • Korumak.
  • Tazmin etmek.
  • Zarar görmeyeceğine dair peşinen kefil olmak.
  • Dokunulmazlık vermek.
  • Sigorta ettirmek.
  • Geri ödemek.
  • Teminat vermek.
  • Zararı ödemek.
  • Zararı ödemeyi garanti etmek.
  • Ödemek.
  • Zararını ödemek.

Indemnifies ingilizcede ne demek, Indemnifies nerede nasıl kullanılır?

Indemnified : Eski haline getirilmiş. Zararı karşılanmış. Hasarı ödenmiş. Tazmin edilmiş. Zararlar için ödeme yapılmış.

Indemnifier : Zamin. Zararı ödeyen. Tazmin eden. Zararı karşılayan. Hasarı ödeyen. Zararlar için ödeme yapan. Tazmin eden kimse. Eski haline getiren.

Unindemnified : Zararı telafi edilmemiş. Zararı ödenmemiş.

Indemnification : Zararın ödenmesi. Tazminat alma. Zararı ödeme. Tazmin. Telafi. Herhangi bir zarara yol açan kişinin bu zararı karşılaması için ödemesi gereken para. Kefalet. Taviz. Zararı karşılama.

Indemnifications : Teminat. Tazminat. Tazmin. Zararın ödenmesi. Zararı ödeme. Tazminat alma. Kefalet. Güvence. Zararı karşılama.

Indemnificatory : Tazmin eden. Hasarı ödeyici. Tazmin edici. Eski haline getiren nitelikte. Zararı karşılayan. Zararı karşılayıcı. Telafi edici. Zararlar için ödeme yapan.

Indemnisation : Gelir bağlama. İş kazası ya da uğraşı sayrılığı sonucu ölümlerde yasasına göre hakedicilere aylık bağlama. Tazminat.

 

Indemnity of evacuation : Mal iyesinin kiraya verdiği ya da yeri boşalttırabilmek amacıyla kiracısına verdiği ödence. Boşaltma ödencesi.

Indemnify : Zararı ödemeyi garanti etmek. Ödemek. Dokunulmazlık vermek. Geri ödemek. Zararını ödemek. Kaybolanı yerine koyma, dokuncayı karşılama, ödencede bulunma. Tazmin etmek. Sigorta ettirmek. Teminat vermek. Zararı ödemek.

Indemnitor : Zararlar için ödeme yapan. Tazminat veren. Tazminat verecek olan. Eski haline getiren. Hasarı ödeyen. Tazmin eden kimse. Zararı karşılayan.

İngilizce Indemnifies Türkçe anlamı, Indemnifies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indemnifies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vouch for : Tasdik etmek. Teyit etmek. Garanti etmek. Birşeyin güvenilir olduğunu temin etmek. Kefil olmak. Doğrulamak. -e kefil olmak.

Recouping : Karşılamak. Zararı telafi etmek. Tazminat. Telafi etmek. Parasını çıkarmak. Tenzil etmek. Yerini doldurmak.

Repairing : Tamir etmek. Taşlama. Onarım. Onarıyor. Onarma. Gidermek. Onarmak. Çekilmek. Gitmek.

Convoying : Konvoy. Katar. Birlikte gitmek. Refakat etmek. Eşlik etmek. Yol arkadaşlığı. Yoldaşlık etmek.

Bring through : Hayatını kurtarmak. -den kurtarmak. İyileştirmek. Ayıltmak. Kendine getirmek. Tedavi etmek. Kurtarmak.

Acquits : Beraat etmek. Aklamak. İbra etmek. Beraat ettirmek. Suçsuz çıkarmak. Muaf tutmak. Temize çıkarmak. Tenzih etmek. Ayrıcalık tanımak.

Underwrite : Sigorta poliçesini imzalamak. İmzalamak. Finanse etmeyi üstlenmek (bir girişimi). Altına yazmak. Sigorta etmek. Altını imza etmek. İmza etmek. Sağlama almak.

 

Guaranteeing : Garanti etmek. Garantiye almak. Söz vermek. Kefil olmak.

Guarantee : Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Söz vermek. Güvence. Aval. Garantilemek. Üçüncül inanca. Garanti etmek. Kefalet etmek. Güvence vermek.

Anted : Bop (poker). Para koymak. Giriş. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Para sürmek. Önce. Para vermek. Ön. Bop.

Indemnifies synonyms : give security, compensate, repaying, insures, compensates, refunded, refund, conserving, conserved, make good, underwrote, cocoon, recompense, recompenses, refunds, conserves, give an assurance, recoup, anting, stand security, secures, protest, convoy, secure, indemnify, guarantees, advocated, underwrites, acquit, reimburse, pay back, advocate, cocooned.