Indentures türkçesi Indentures nedir

Indentures ingilizcede ne demek, Indentures nerede nasıl kullanılır?

Indenture : Resmi senet. Senet. Kontrat. Diş diş olma. Sözleşme kağıdı. Diş açma. Sözleşme. Senetle bağlamak. Yasal sözleşme.

Indentured : Sözleşmeyle bağlanmış. Hizmet etmesi üzere anlaşılmış.

Indenturing : Sözleşme. Yasal sözleşme. Resmi senet. Senetle bağlamak. Kontrat. Sözleşme kağıdı. Senet. Diş diş olma.

Indent first line : İlk satır girintili.

Indent from left : Soldan girinti.

Indent position : Girinti konumu.

Indent graphic : Grafik içerden.

Auto indent : Otomatik girinti. Otomatik girintile.

Indent marker : Girinti imi.

Distance from indent to text : Girintiden metne uzaklık.

İngilizce Indentures Türkçe anlamı, Indentures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indentures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bill : Yasa tasarısı. Poliçe. İlan. Beyanname. Keser. Uzantı. El ilanı. Denize uzanan kara parçası. Banknot. Afişe etmek.

Contract of service : Hizmet akti. İşçilerle işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen ve çalışma koşullarını içeren sözleşme. Hizmet akdi. İş sözleşmesi. Çalışma sözleşmesi.

 

Covenants : Anlaşma. Şartlar. Antlaşma. Tüzük.

Labor contract : İşgücü sözleşmesi. Hizmet akdi. Toplu iş sözleşmesi. İş anlaşması. İş akdi. İş sözleşmesi.

Chasing : Takip. Takip etme. Diş kesme. Avcılık.

Service agreement : Hizmet akdi.

Agreement : Karşıtlar arasındaki anlaşmazlıkların ortadan kaldırılması yoluyla birlik sağlama. uygulanacak işlerde tartışma yoluyla bir bütünlük ve birliğe varma. Mukavele. Antlaşma. İtilaf. Uzlaşma. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. Uyuşma. Kabul etme. Mutabakat.

Instrument : Döküman. Aygıt. Belge. Enstrüman. Belli fiziksel ya da kimyasal özellik değişimlerini ölçmeye yarayan, yalın ya da karmaşık ölçüm gereci. örn. sıcaklıkölçer, ph-ölçer. Vasıta. Bir iş yapmaya ya da bir bilgi sağlamaya yarayan araç. Saz. Gereç.

Acknowledgements : Onaylama. Borcun kabulü. Teşekkür. Kabul. Tasdik. Onay. Tanıma. Alındılama. Teslim.

Deeding : Hüccet. Senetle devretmek. Hareket. Tapu. Fiil. Belgit. Amel. Edim. İş.

Indentures synonyms : written agreement, documentary, compacts, indenturing, chasings, acknowledgement, iou, agreements, compact, commercial papers, arrangement, toothing, indention, blank space, instrumenting, indenting, concordat, deed, apprenticed, place, indentations, indentions, screw cutting, covenant, screwing, unfree, contract, engagement, indenture, indent, space, contractual, debenture.

 

Indentures zıt anlamlı kelimeler, Indentures kelime anlamı

Free : Serbest. Özgür. Beleş. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Rahatlatmak. Serbestçe. Muaf. Bedava. Erkin. Serbest bırakmak.