Kontrat nedir, Kontrat ne demek

Kontrat; bir hukuk terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Kontrat" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Onunla, kontratı imzalamaya geldiğim zaman tanıştım." - A. Ağaoğlu

Kontrat hakkında bilgiler

Kontrat, iki ya da daha fazla taraf arasında bir işi yapmak veya geri durmak üzere yapılmış, taraflar için yasal yükümlülük içeren bir anlaşmadır. Kontratın bozulması yasa tarafından tanınır ve buna karşı yaptırımlar uygulanabilir.

Kontrat, örnek olarak bir evin satışında olduğu gibi genellikle yazılı olarak yapılır. Ancak herhangi bir dükkandan mal ya da hizmet almakta olduğu gibi kontratlar sözlü de yapılır ve uygulanır.

Kontrat ile ilgili Cümleler

  • Onun süresi belirsiz bir kontratı var.
  • Ben bir kira kontratı imzaladım.
  • Ali kontratı imzaladı.
  • Kontratı uzatmak istiyorum.
  • Yeni kontratı Tom'a imzalattım.
  • Bir kontrat yapmamız gerekiyor.
  • Bir kontratım var.
  • Tom'un bu kontratı bozacağını düşündüm.

Kontrat anlamı, tanımı:

Kontrat yapmak : Sözleşme yapmak.

Kira kontratı : Kira sözleşmesi.

Kontra : Kontrplak. Karşıt, karşı, aksi.

Kontratabla : Ağaç malzemenin biçim değiştirmesini önlemek için körağacın iki yüzüne, elyaf yönleri körağaca çapraz veya 45 derece eğik, aynı kalınlıkta astar kaplama ve yüz kaplama yapıştırılarak elde edilen tabla.

 

Kontratak : Karşı akın.

Kontratlı : Sözleşmeli.

Kontratsız : Sözleşmesiz.

Sözleşme : Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Sözleşmek işi. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Yön, yan, doğrultu. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer.

Yapmak : Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Yol almak. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Olmak. Edinmek, sahip olmak. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Üretmek. Dışkı çıkarmak. Davranmak, hareket etmek. Evlendirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Bir durum yaratmak. Onarmak, tamir etmek. Olmasına yol açmak. Salgılamak, çıkarmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Gerçekleştirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek.

Durmak : Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Yaşamak. Dinmek, kesilmek. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Hareketsiz durumda olmak. Beklemek, dikilmek. Birisinin malı olarak bulunmak veya o malla ilişkisi olmak. Var olmak. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Bir yerde olmak veya bulunmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. İşlemez olmak, çalışmamak.

 

Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.

Yükümlülük : Yapılması zorunlu olan iş veya bir işi yapma zorunluluğu, yükümlülük, yüküm, mükellefiyet, mecburluk, mecburiyet.

Anlaşma : Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme. Anlaşmak durumu.

Diğer dillerde Kontrat anlamı nedir?

İngilizce'de Kontrat ne demek? : n. contract, agreement, charter, indenture

Fransızca'da Kontrat : contrat [le]

Almanca'da Kontrat : n. Kontrakt, Vertrag

Rusça'da Kontrat : n. контракт (M)