Indiction türkçesi Indiction nedir

  • İlan etme.
  • Roma impratorluğu döneminde 15 yılda bir yapılan emlak takdiri veya tayini.

Indiction ingilizcede ne demek, Indiction nerede nasıl kullanılır?

Indictible offences : Ağır ceza işleri.

Indicting : Dava açmak. İttiham etmek. Aleyhine dava açmak. Mahkemeye vermek. İtham etmek. Suçlamak.

Vindictive : Kin güden. İntikam güden. Cezai. Kindar. İntikamcı. Kinci. İntikam isteyen veya arayan veya güden.

Vindictive action : İntikam eylemi. İntikam. Misilleme eylemi.

Vindictive behavior : Misillemeci davranış. İntikamcı davranış.

Indicted : Bir mahkemede suçlanmış veya mahkum edilmiş (hukuk terimi).

Indictably : Suçlanabilir bir şekilde. Suç itham edilebilir bir şekilde (hukuk terimi).

Vindictively : Kinci bir şekilde. Kötü amaçlı bir şekilde. İntikamcı bir şekilde. Kindar bir şekilde. İntikam güderek. Kindarca.

Indictees : Suçlanan kimse. Aleyhine dava açılan kimse. Suç işlediği iddia edilen kimse (hukuk terimi). Sanık. Suçlanan. Resmen itham edilen kimse. Resmi bir şekilde suçlanan kimse.

Vindictive damages : Cezai tazminat.

İngilizce Indiction Türkçe anlamı, Indiction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indiction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Promulgation : İlan. Yürürlüğe koyma. Yayınlama. Yayma. Yayın ve ilan. Neşir. Resmi açıklama yapma. Duyuru. Kanunların yayınlaması.

 

Period : Nokta. Esnek bir cismin titreşiminde ya da herhangi bir cismin deviniminde, denge durumu çevresindeki tam bir salınımın saniye olarak süresi (örneğin bir sarkacın, başlangıç noktasından kalkıp yine aynı noktaya gelişi). Kendine özgü bir özellik taşıyan bir zaman parçası, periyot, dönem. Ders. Aşama. Adet. Önceden bazı ayıraçlara göre belirlenen süre. Regl. Süreç. Çağ.

Familiarisation : Alıştırma. Birşeye alışma. Tanıtma. Reklamını yapma. Alışkanlık. Tanıtım. İyi uyum sağlayan olma süreci. Bir şeyi yaygın şekilde biliniyor hale getirme (ayrıca familiarization). Birşeye aşina olma.

Announcement : Anons. İhbar. Duyurma. Bildiri. Bildirme. Duyuru. Haber (radyo ve televizyon terimi). Tebliğ.

Advertising : İlan. Duyurma. Seyircinin, bir tiyatronun oynadığı yapıta ilgisini sağlamak amacıyla, duvar duyurusu, gazete, radyo ve televizyon gibi iletişim araçlarıyla yapıtı tanıtma işi. Reklam. Tüketicilerin zevk ve tercihlerini etkileyerek kendi malına yönelik istemi artırmak amacıyla firmanın yaptığı satış artırıcı etkinliklerden biri. krş. ikna edici reklam, bilgi verici reklam. Tanıtım. İlancılık. Bir filmin izleyicisini çoğaltmak amacıyla çeşitli yollardan (gazete tanıtısı, radyo tanıtısı, el tanıtısı, vb.) yararlanılarak yapılan duyurular. tv. televizyon yoluyla yapılan tanıtı; bu tanıtı için hazırlanmış izlence. Reklamcılık.

Promulgations : İlan. Duyuru. Resmen ilan etme. Kanunların yayınlaması. Yayma. Neşir. Yayınlama. Resmi açıklama yapma. Yayın ve ilan.

 

Publication : Neşir. Basılıp ortalığa sürülen kitap, gazete ve dergi gibi okunan şeylerle radyo ya da televizyon ile her yana yayılıp dinlenen ya da her yerde seyredilen şeyler. İlan. Neşriyat. Yayınlama. Yayın. Yayınlanma. Kitap, gazete, dergi gibi okunacak şeylerin basılıp dağıtımı ya da radyo ile dinlenecek şeylerin yayılması. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Bulgunun çeşitli araçlarla duyurulması.

Publicity : Umuma açık olma. Propaganda. Alenilik. Tanıtma. Tanıtım. Tecimsel bir malı, bir nesneyi halka tanıtmak, beğendirmek ve böylelikle sürümünü sağlamak için söz, yazı ya da resimle yapılan her türlü çaba. Şöhret. Açıklık. Aleniyet. Tanıtı.

Announcements : İlan. İlanlar. Haber (radyo ve televizyon terimi). Duyurma. Duyuru. Bildirme. Anons. Bildiri.

Indiction synonyms : time period, period of time.

Indiction ingilizce tanımı, definition of Indiction

Indiction kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Public notice or appointment. Declaration. Proclamation.