Informer türkçesi Informer nedir

Informer ingilizcede ne demek, Informer nerede nasıl kullanılır?

Informers : İspiyoncu. Muhbir. Müzevir. Muhbirler. İhbarcı.

Informed : Haberdar. Tahsilli. Aydın. Muttali. Bilgili. Bilinçli. Haberli. Haberi olan. Bilgi alan. Bilgilendirilmiş.

Informed consent : Aydınlatılmış onam. Açık onam. Bilgilendirilmiş rıza. Aydınlatılmış olur. Hastayı klinik çalışma içine almadan önce bilgilendirmek ve kendi rızası ile tedaviye almak. Kendisi karşı karşıya olduğu fayda ve riskler konusunda bilgilendirildikten sonra bir hasta tarafından (ve veya veya yasal temsilcisi tarafından) bir tedavi ameliyat veya işlemin yapılması konusunda verilen onay. Bilgilendirilmiş onay. Bilgilendirilmiş olur. Hayvan sahibinin, hayvanın sağlığı, tedavi seçenekleri, tedavinin amacı, beklenen yarar ve uygulamanın riski konularında yeterli ve doğru biçimde bilgilendirildikten sonra, yapılacak müdahaleler için onamının alınması, açık onam, aydınlatılmış olur, bilgilendirilmiş rıza.

Be informed : Haberdar edilmek. Tebellüğ etmek. Bilgiye sahip olmak. Haberdar olmak. Bilgi almak. Bildirilmek. Bilgi edinmek.

Be informed about : Haberdar olmak.

Be informed of : Malumat sahibi olmak. Haberdar edilmek. Bilgi sahibi olmak. Haberi olmak.

 

Keep informed : Haberdar etmek. Bilgi vermek. Haberdar olmak. Bilgilendirilmek.

Whom should i inform : Kimi bilgilendirmeliyim.

Well informed : Herşeyden haberi olan. Muttali. Kulağı delik. Tahsilli. Aydın. İyi bilgilenmiş. Bilgili. Çok bilgili.

Keep me informed : Bana muhakkak son haberleri ilet. Güncel gelişmeleri ilet. Beni haberdar et. Herhangi yeni bir gelişme olunca beni bilgilendir.

İngilizce Informer Türkçe anlamı, Informer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Informer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dime dropper : İhbar eden. Haber veren. (argo) haberci.

Setter : Bir tür av köpeği. Av köpeği. Dizgici. Ayarlayıcı. Seter. Seter av köpeği. Dizici. Montör.

Titulars : Lakaba ait. Sadece unvanı olan. Yalnız unvandan ibaret. İtibari. İsmi var cismi yok. Hak olarak elde tutulan. Yalnızca ünvanı olan kimse. Adı var kendisi yok.

Informative : Ders verici. Tanıtıcı. Bilgilendirme amaçlı. Eğitici. Bilgi verici. İstihbari. Öğretici. Bilgi. Aydınlatıcı.

Canary : Polis ajanı. Açık sarı. Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından, sırtı kül rengi, diğer tarafları sarı yeşil olan, akdeniz memleketlerinde bahçe ve ırmak kenarlarında yaşayan bir tür. kanarya. Kanarya rengi. Kanarya. Küçük iskete. Ajan.

Talebearers : Laf taşıyan. Dedikoducu kimse. Boşboğaz. Dedikoducu.

Elucidator : Açıklayan. Açıklayıcı. Aydınlatan. Bilgilendiren. Aydınlatıcı.

Betrayer : İhanet eden. Hain.

Source : Yararlanılan kaynak. (bilgi veya haber) kaynağını belirtmek veya vermek. Menşe. Işık, elektromagnetik dalga gibi erke türlerini üretip dışarı salan cisim ya da yer. Köken. Uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Sebep. Göze. Göz. Tedarik etmek.

 

Dobber : Ciğeri beş para etmez tip. Penis. Küçük bir dalgıçkuşu türü (zooloji). Batağan. Balıkçı oltası şamandrası. İspiyoncu (gayriresmi). Pislik. Şerefsiz. Mankafa.

Informer synonyms : supergrass, copper's nark, squealers, blabbering, informers, stoolie, snitcher, tattletales, whistle blower, informants, blabbers, squeal, stool pigeon, setters, rats, telltale, spy, snitch, finking, elucidators, tattler, titular, boy scout, delator, finks, stoolpigeon, finger man, rat, informational, denouncers, narc, nark, blabber.

Informer ingilizce tanımı, definition of Informer

Informer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who informs, animates, or inspires.