Ingress türkçesi Ingress nedir

Ingress ingilizcede ne demek, Ingress nerede nasıl kullanılır?

Ingresses : Hava girişi. Gölgelenme. Girme. Giriş.

Ingression : Girme yeri. Giriş.

Ingressive : Ağız içine hava alma ile çıkarılan sesle ilgili (dilbilimi). Girme ile ilgili. Giriş ile ilgili. Girişle ilgili.

Ingredient : Muhteva. Karışımı oluşturan madde. Bir şeyin terkibine giren madde. Bileşim maddesi. İçerik. Katkı maddesi. Etken. Cüz. Madde (karışımdaki). Unsur.

Ingredients : İçindekiler. İçerik. İçerik maddeleri. İçindeki malzemeler. Malzeme. Malzemeler. Harç. İçerik öğeleri.

Ingrafting : İçine yerleştirme. İçine alma (engrafting olarak da yazılır). Aşılamak. Yerleştirmek. Propagasyon (üreme) amacıyla bir dalın bir ağaçtan başka bir ağaca nakledilmesi. Aşılama. Sokmak. Birleştirme. Nakletme. Dikmek.

Ingraftment : Hibritleşme. Melezleşme. Melezleme.

Ingraft : Dikmek. Yerleştirmek. Sokmak. Aşılamak.

Ingrain dyestuff : İnkişaf boyası. Diazo boyası.

Active ingredient : Bir ürünün etkisinden sorumlu olan bileşim maddesi (temizleme etkisi, ilaçların tedavi edici etkisi, vs.). Etkin bileşen. Aktif bileşen. Etken madde.

İngilizce Ingress Türkçe anlamı, Ingress eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ingress ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Admittances : Giriş ücreti. Empedans evrik değeri. Giriş izni. Alım. Kabul. Admitans.

Bathos : En yüksek dereceden düşüş. Çok yüksek düşünce. Bayatlamışlık. Sıradanlık. Gölgede kalma. Biçim. Üslubun etkisizleşmesi. Sıradan konuları işleme.

Immersion : Bir cismi su içine sokma; suya batırma. mikroskopla muayene esnasında lam üzerine-mikroskop merceğiyle lam arasındaki havayı uzaklaştırmak üzere sıvı damlatılması. Batma. İmersiyon. Bir gökcisminin başka bir gökcisminin gölgesine girmesi. Batırılma. Tamözdeşim. Suya daldırma. Daldırma. Batırma. Gölgeye girme.

Air intake : Tenek girişi.

Entering : Duhul.

Intrusion : İzinsiz girme. Magmanın, yarık ve çatlaklardan komşu kayaçların içine sokul. Tecavüz. Davetsiz gelme. Zorla girme. İhlal. Zorla içeri girme. Fuzuli işgal etme. Fuzuli işgal.

Eclipse : Sönmek. Tutulma (ay veya güneş). Tutulma. Tutulma (güneş). Tutmak. Tutulmak. Düşüş. Geçici karanlığa bürünme. Örtmek. Gölgede bırakmak.

Entree : Antre. Başlangıç yemeği. Giriş müziği.

Entryways : Giriş yeri. Girilecek yer. Kapı. Birinin onun vasıtası ile girdiği geçit.

Access : Ulaşma. Yanaşmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Erişme. Hastalık nöbeti. Nüfuz. Bir veri saklama ortamında, veri okuma ya da yazma işlemini gerçekleştirmek üzere, adresi verilen yeri fiziksel olarak bulma. Erişmek. Erişim.

Ingress synonyms : enrolment, accesses, forays, arriving, entrances, forayed, irruption, disappearance, air admission, entrance, adit, admission, advents, air inlet, entries, admittance, registration, engaged in, antes, occultation, adits, arrival, foraying, ingresses, anted, foray, anting, incursion, enrollment, entry, penetration, ante, anteing.

 

Ingress zıt anlamlı kelimeler, Ingress kelime anlamı

Emersion : Gölgeden çıkma. Bir gökcisminin başka bir gökcisminin, gölgesinden dışarı çıkması. Sudan çıkma. Belirme. Kendisini çevreleyen şeyden (sudan tepelerden vs) sıyrılıp kendini gösterme. Ortaya çıkma.

Egress : Gidiş. Çıkmak. Çıkış kapısı. Belirmek. Ağ çıkışı. Tutulmanın sonu (astronomi terimi). Çıkış hakkı. Çıkma. Belirme. Çıkış.

Appearance : Zuhur. Kılık kıyafet. Gösteriş. Göze görünme. Görünüm. Şemail. Dış görünüş. Görünüş. Olay. Dışyüz.

Ingress ingilizce tanımı, definition of Ingress

Ingress kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Entrance. As, the ingress of air into the lungs. To go in. To enter. The act of entering.