Inhibitory türkçesi Inhibitory nedir

Inhibitory ingilizcede ne demek, Inhibitory nerede nasıl kullanılır?

Inhibitory postsynaptic potential : İnhibitör postsinaptik potansiyeli. Baskılayıcı postsinaptik potansiyel.

Minimal inhibitory concentration : Bir mikroorganizmanın gelişmesini en az düzeyde engelleyecek konsantrasyon, mıc. En düşük önleyici konsantrasyonu. En düşük baskılayıcı yoğunluk. Kemoterapötik bir ilacın, yapılan in vitro testlerde, bakteri çoğalmasını % 90 oranında baskılayan değeri, mic90.

Vasoinhibitory : Vazoinhibitori.

Ace inhibitor : Anjiyotensinin enzime dönüşmesini engelleyen kan basıncını düşüren ilaç grubu (tıp veya medikal terimi). Angiotensin converting enzyme inhibitor (anjiyotensin enzim inhibitörü). Anjiyotensin dönüştürücü enzim baskılayıcısı. Ace inhibitörü. Ace inhibitör. Anjiyotensin ı’i, güçlü bir damar daraltıcı etkiye sahip madde olan anjiyotensin ıı’ye dönüştüren enzimi engelleyen madde. Ace inhibitörleri.

Acetylcholinesterase inhibitor : Asetilkolinesteraz engelleyici. Asetilkolinesteraz önleyici. Asetilkolinesteraz enzimine değişik biçimlerde bağlanarak onu etkisiz duruma getiren organik fosforlu insektisitler gibi bileşikler. Asetilkolinesteraz baskılayıcısı.

 

Respiratory inhibitor : Solunum engellemesi. Elektron taşıma sisteminde elektronların akışını ya da oksidatif fosforilasyonda atp sentezini engelleyen madde. solunum inhibitörü.

Aldose reductase inhibitor : (farmakoloji) aldoz redüktaz enziminin aktivitesini önleyen ilaçlar sınıfı (halen şeker hastalığındaki göz veya sinir hasarının olası tedavisi için ürerinde çalışılır). Aldoz redüktaz inhibitörü.

Cycloogenase inhibitor : Araşidonik asit üzerine etki ederek prostaglandin, prostosiklin ve tromboksan oluşumunu sağlayan, siklooksijenaz enzimini engelleyerek bu maddelerin oluşumunu engelleyen ve böylece yangı giderici, ağrı kesici etkiye neden olan asetilsalisilik asit, parasetamol, metamizol, naproksen ve diğer steroidal olmayan ağrı kesici ve yangı giderici ilaçların ortak adı. Siklooksijenaz baskılayıcısı.

Enzyme inhibitor : Enzim inhibitörü. Enzim baskılayıcısı. İlaç metabolizmasında görevli bazı enzimlerin üretimini azaltarak veya yıkımlanmalarını artırarak bu enzimlerin substratı durumundaki ilaçların biyotransformasyonunun yavaşlamasına neden olan simetidin ve kloramfenikol gibi bileşikler.

Protease inhibitor : Proteaz baskılayıcısı. Virüsün yaşam siklusunun ileri döneminde viral proteinlerin çevirisi basamağında meydana gelen, düzenleyici ve yapısal proteinlerin çeviri sonrası modifikasyonla etkin proteinlere dönüştürülmesini sağlayan viral aspartat polimerazı baskılayan ilaç. Proteaz inhibitörü.

İngilizce Inhibitory Türkçe anlamı, Inhibitory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inhibitory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Proscriptive : Yasak eden. Yasaklayan. Yasak. Yasaklı.

Inhibitors : Engelleyiciler. Silajda katkı maddesi olarak kullanılan ve formik asit gibi endüstriyel asitlerin genel adı. Silaj inhibitörleri.

Limiting : Sınırlayıcı. Sınırlayan. Sınırlama. Kısıtlayan. Limit belirleyici. Sınırlandırma. Gelişmeyi engelleyici. Ayırıcı. Hapsedici.

Hurdlers : Engelli koşuya katılan yarışmacı. Engelli koşucusu. Engelli koşu yarışçısı. Engelci. Maniacı. Engelli yarış binicisi.

Drastic : Etkili. Zorlayıcı. Esaslı. Sert. Kesin. Drastik. Pek etkili. Güçlü. Şiddetli.

Delimitative : Sınırlayıcı. Sınır koyucu. Sınır koyan.

Restricting : Sınırlamak. Sınırlama getirmek. Kısıtlayan. Kısıtlamak. Tahdit etmek.

Retainer : Yapılacak bir görev ya da bir işlem karşılığı yetkilenmiş olan kişiye verilen para. Avukatlık ücreti. Hizmetli. Avukatlık avansı. Uşak. Avans. Tespit edici. Kilit mandalı. Dava takip anlaşması.

Inhibitory synonyms : prohibiter, prohibitor, interceptors, suspensive, dilatory, hurdler, brakesman, prohibitory, hamperer, restraining, limiter, crimpers, inhibitor, blockers, prohibitive, vetoers, repressing, frustrative, inhibitive, injunctive, stopper, hindering, saving, crimper, disincentive, interdictor, limitative, disruptiveness, repressive, blocker, hamperers, damper, hampering.

Inhibitory zıt anlamlı kelimeler, Inhibitory kelime anlamı

Unrestrictive : Kısıtlamasız. Sınırlamasız.

Inhibitory ingilizce tanımı, definition of Inhibitory

Inhibitory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to, or producing, inhibition. As, the inhibitory action of the pneumogastric on the respiratory center. Tending or serving to inhibit. Consisting in inhibition.