Innuit türkçesi Innuit nedir

  • Inuit.
  • Inuitler tarafından kullanılan birkaç lehçeden biri.
  • Kuzey amerika'nın arktik bölgelerinde ve grönland'da yaşayan halkın üyesi (algonquian dilinde eskimo olarak adlandırılan).

Innuit ingilizcede ne demek, Innuit nerede nasıl kullanılır?

Innuendo : Dokundurma. İma etme. Olumsuz bir şey ima eden söz. Kinaye. İmleme. Taş. Sezindirme. İma. Üstü kapalı söz.

Innuendoes : Üstü kapalı söz. Dokundurma. İma etme. Taş. İma.

Innuendos : Üstü kapalı söz. İma etme. İma. Taş. Dokundurma.

Innumerability : Sayısızlık. Çokluk. Sayı olarak çokluk. Sayılamazlık. Sayılamaz olma durumu.

Innumerable : Saymakla bitmez. Haddi hesabı yok. Sayısız. Pek çok. Çok. Hesapsız. Hesaplanamaz. Sayılmaz. Çok sayıda.

Innumerableness : Sayılmazlık.

Pinnula : Bazı balıklarda sırt ve anüs yüzgeçlerinin arka tarafında yer alan, birbirinden ayrı ve birkaç ışından oluşan küçük yüzgeçler serisi, pinnül. Pinnul. Pinnül.

Innutritious : Besleyici olmayan.

Pinnule : Küçük kanat veya yüzgece benzeyen organ. Bileşik yaprakların bölünmesinden oluşan yaprakçık.

Innumeracy : Hesap bilmezlik. Hesap bilmeme. Hesap yapamama.

İngilizce Innuit Türkçe anlamı, Innuit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Innuit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bruise : Zedelemek. Berelemek. Yaralamak. Ezik. Çürütmek. Çürük. Morartmak. Yaralanmak. Vurmak. Ezmek.

Seat : ...kişilik oturma kapasitesi olmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema salonundaki oturulacak yerlerden her biri. Merkez. Sinemada, oturacak yer birimi olarak kullanılan terim. sinemalarda, birinciden sonra salonun arkasına doğru uzanan, bazen lüks koltuk olarak ikinci bir bölünmeye de uğrayan bölüm. Koltuk. Ata oturuş biçimi. Almak (salon). Oturma yerini onarmak. Oturtmak.

Wound : Yaralamak. Vurmak. Sarılı (bobin). Kalbini kırmak. Cerh etmek. Yara. Yaralanma. İncitmek. Yumuşak dokuları oluşturan ögelerin kesici, yaralayıcı veya bunlara benzer araç veya gereçlerle birbirinden ayrılması. ateşli silah yarası, ısırık yarası, septik ve aseptik yara gibi değişik yara tipleri vardır.

Instal : Monte etmek. Yerleştirmek. Atamak. Kurmak.

Install : Döşemek. Törenle makamına getirmek (yeni seçilmiş veya atanmış birini). Kurmak. Monte etmek. Tesisatı döşemek (kalorifer veya elektrik vb). Atamak. Başa geçirmek. Yerleştirmek. Kurmak (yazılım).

Injure : Alınan malla ödenen karşılık arasında bir yana aşırı yarar sağlayacak büyük fark. Halel getirmek. Zedelemek (bir uzvu). Zarar vermek (bir uzva). Zarar vermek. Zedelemek. İncitmek. Yaralamak. Aşırı yarar. Kötülük etmek.

Spite : Kin beslemek. İnat. Rahatsız etmek. Nispet. Hıncını almak. Nispet yapmak. Kasten kızdırmak. Sinir etmek. Garezi olmak. Nispet vermek.

Hurt : Acımak. Ağrımak. Yaralamak. Acıtmak. İncinmek. Kırgın. İncitmek. Kırmak. Rencide etmek. Kalbini kırmak.

Offend : Suç işlemek. Gücendirmek. Rahatsız etmek. Hoş gelmemek. Kırmak.

Inuits : Kuzey kanada. Alaska ve grönland halkıyla ilgili veya onlara ait olan. Eskimo.

Innuit synonyms : diss, invest, inuit, affront.

Innuit ingilizce tanımı, definition of Innuit

Innuit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An Eskimo.