Insetting türkçesi Insetting nedir
Insetting ingilizcede ne demek, Insetting nerede nasıl kullanılır?
Poinsettia : Atatürk çiçeği. Noel yıldızı. Atatürkçiçeği.
Poinsettias : Atatürk çiçeği. Noel yıldızı. Atatürkçiçeği.
Inset map : Yan harita. Coğrafya haritaları ve atlaslarına, ayrıntıları belirlemek amacıyla eklenen ikincil haritalar.
Inset terraces : Arka arkaya birçok aşındırma bölümlerinde, koyağın iki yakasındaki eski koyak tabanlarının üst üste kalıntılarından oluşmuş biçimler. İçice biçimler.
Inset : Gömme. Bir şeyin ortasına ek koymak. İçe doğru. Araya sokulmuş. İlave. Ek. Arasına koymak. Dışarı. Atma. İlave etmek.
Insets : İlave etmek. Atma. Araya sokulmuş. İçe doğru. Arasına koymak. Ekli küçük resim. İlave. Dışarı. Ek. Gömme.
İngilizce Insetting Türkçe anlamı, Insetting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Insetting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ex parte : Tek taraftan yapılan. Bir tarafın çıkarına. Tek tarafın çıkarına olan. Bir taraf lehine. Tek taraflı olarak. Bir tarafın yararına. İhbarsız. Tek taraflı.
Intercalary : Eklenmiş. Takvime eklenen. İlave edilmiş. Takvime eklenmiş.
Embedment : Ankraj. Saklama. İçine koyma. Gizleme. İçine yerleştirme. Sıkıca yerleştirme.
Interlaid : Arasına yatırmak. Bir şeyi başka bir şeyin arasında yatırmak veya yerleştirmek. Arasına yerleştirmek.
Entombing : Mezara koymak. Gömmek. Defnetme. Mezara koyma. Mezar olmak.
Accretions : Arazinin genişlemesi (doğal). Birikim. Yapışma. Yeni maddeler katılması ile büyüme. Arazinin doğal genişlemesi. İlhak. Büyüme. Katılım.
Prop : Tutmak. Destek. Sonda. Yaslamak. Desteklemek. Dayamak. Destek koymak. Pin. İdrar almak, mideye ilaç veya besin maddelerini sulu olarak vermek, özofagusta tıkanıp kalan yabancı cisimleri çıkarmak, atlarda hava keselerinin tedavisinde yaraların derinliği ve yönünü anlamak, kapanmayan yaralarda buna engel olan yabancı bir cisim veya ayrılmış bir kemik parçası olup olmadığını kontrol etmek gibi amaçlarla kullanılan aygıtlar, katater.
Eke out : Katmak. Kastırmak. Eklemek. İdareli kullanmak. Bir şey yapmakla yetersiz bir şeyi artırmak. Zorluklara göğüs gererek başarmak. Uzatmak. Tamamlamak. Artırmak.
Forth : Sair. Açığa. Dışarıya doğru. Diğer. Sonra. Başka. İleri.
Adjunct : Tamamlayıcı. İkinci dereceden şey. Mütemmim. Yardımcı. Muavin. Tamamlayan. İkinci derecede olan şey. Niteleme sözcüğü.
Insetting synonyms : stage setting, stage set, inland, ejections, abroad, implantation, entrain, accessive, funerals, countersunk, interposes, inwards, stage, accessorial, entombments, interposing, dehors, funeral, embeddings, outside, insets, annex, environs, add to, annexing, burial, adhibit, accession, embedding, interpose, additional, ejecting, outside of.
Insetting zıt anlamlı kelimeler, Insetting kelime anlamı
Respectful : Hürmetli. Riayet eden. Ayrıcalık yapan. Fark gözeten. Hatır sayan. Hürmetkar. Saygılı.
Unfashionable : Modaya uymayan. Modaya uygun olmayan. Demode. Moda olmayan. Modası geçmiş. Rağbette olmayan.

Bu kısımda Insetting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Insetting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Insetting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Insetting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.