Inshell türkçesi Inshell nedir

  • Kabuk içinde saklamak.

Inshell ingilizcede ne demek, Inshell nerede nasıl kullanılır?

Insheathe : Kılıfına koymak. Kılıfa koymak. Bir kılıf içine yerleştirmek (ensheathe olarak da yazılır).

Insheathed : Kılıfına koymak. Kılıfa koymak. Bir kılıf içine yerleştirmek (ensheathe olarak da yazılır).

Insheathing : Kılıfa koymak. Bir kılıf içine yerleştirmek (ensheathe olarak da yazılır). Kılıfına koymak.

Mainsheet : Uskota halatı. Mayistra yelkenini idare eden uskuta halatı. Mayistra yelkenini idare eden halat. Uskuta halatı.

Inshore : Kıyıda. Sahilde. İnşor. Bir okyanus veya denizin kıyıya yakın olan sığ kısımları. Kıyıya doğru. Kıyıya yakın. Kıyı yakınında.

Inshrines : Kutsal bir yere koymak.

Agnatic kinship : Tüm akrabalık ilişki ve sorunlarını, baba soyunu temel alarak çözümleyen akrabalık türü. krş. anayanlı akrabalık. Babayanlı akrabalık.

Inshrining : Kutsal bir yere koymak.

Bilateral kinship : İkiyanlı akrabalık. Kimi toplumlarda saptanan, babayanlı akrabalıkla anayanlı akrabalığın bir arada işlediğini gösteren oluşum, bk. anayanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, tekyanlı akrabalık.

Bilineal kinship : Kimi toplumlarda saptanan, babayanlı akrabalıkla anayanlı akrabalığın bir arada işlediğini gösteren oluşum, bk. anayanlı akrabalık, babayanlı akrabalık, tekyanlı akrabalık. İkiyanlı akrabalık.

 

İngilizce Inshell Türkçe anlamı, Inshell eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inshell ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shrapnel : Şarapnel. Bozuk para. Bomba parçası. Şarapnel parçası.

Post : Bildirmek. Postalamak. Vazifelendirmek. Sonrası. Afişe etmek. Bilgi vermek. Sonraki. Makam. Sonra. Posta.

Put up : Yerine koymak. Sunmak. Konservesini yapmak. Çıkarmak. Havaya kaldırmak. Adaylığını koymak. Kapatmak. Arzetmek. Misafir etmek. Düzenlemek.

Position : Rütbe. Duruş. Vaziyet. Makam. Konum. Doğum sırasında yavrunun belirli bir noktasıyla apertura pelvis kranyalisin belirli noktaları arasındaki ilişki, pozisyon. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Durmak (bir yerde). Pozisyon. Memuriyet.

Set : Takım. Dekor kurmak. Koyulaştırmak. Kararlı. Dönem. İçten olmayan. Göstermek. Azimli. Alışılmış. Bir takımyıldızın adı.

Retrofit : Uyarlamak. Sahip olunan donanımı yenileriyle güçlendirmek. Güçlendirme. Donanım iyileştirmek (yenileriyle değiştirerek). (örneğin bir enerji santralını) gelişkin donanım veya özelliklerle donatmak suretiyle yenilemek. İyileştirme (donanım). Tadilat.

Artillery shell : Topçu mermisi. Savaşta kullanılan büyük patlayıcı alet.

Lay : Koymak. Sermek. Hal. Konum. Örmek (tuğla). Yatma. Türkü. Şarkı. Saldırmak. Durum.

Instal : Monte etmek. Yerleştirmek. Atamak. Kurmak.

Place : Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Mahal. Kim olduğunu çıkarmak. Yerleştirmek. İş. Ev. Mevki. Makam. Koymak. Sorumluluk.

 

Inshell synonyms : shotgun shell, whizbang shell, tank shell, whizbang, put, ammunition, pose, set up, ammo, whizzbang, put in, reinstall.

Inshell ingilizce tanımı, definition of Inshell

Inshell kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To hide in a shell.