Instinctive türkçesi Instinctive nedir

  • Doğuştan var olan.
  • İçgüdüsel.
  • İçgüdü ile ilişkili; içgüdüye dayalı. amaçsız ya da isteksiz.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • İçgüdülü.

Instinctive ile ilgili cümleler

English: I trust your ability to know what to do instinctively.
Turkish: İçgüdüsel olarak ne yaptığını bilme yeteneğine güveniyorum.

English: Ali reacted instinctively.
Turkish: Ali içgüdüsel olarak tepki gösterdi.

English: All forms of life have an instinctive urge to survive.
Turkish: Bütün hayvan türleri yaşamak için içgüdüsel dürtüye sahiptir.

English: Ali instinctively backed away.
Turkish: Ali içgüdüsel olarak geri çekildi.

English: Birds learn to fly instinctively.
Turkish: Kuşlar uçmayı içgüdüsel olarak öğrenirler.

Instinctive ingilizcede ne demek, Instinctive nerede nasıl kullanılır?

Instinctively : İçgüdüsel bir şekilde. Düşünmeden. Spontane olarak. Sezgisel. Otomatik olarak. Doğal bir şekilde. Kendiliğinden. İçgüdüsel olarak. Doğal olarak.

Noninstinctive : Harekete yöneltici olmayan. İçgüdüsel olmayan. İyi düşünülmüş.

Instinction : Kışkırtma. İçgüdü. Sezgi.

Act on instinct : Sezgilerine göre hareket etmek. İç güdü ile hareket etmek. Aniden hareket etmek. Doğal bir şekilde hareket etmek.

Basic instinct : Temel içgüdü. Sharon stone ve michael douglas'ın rol aldıkları erotik gerilim filmi.

 

On instinct : İçgüdüsel olarak.

Killer instinct : Öldürme veya kötü olma içgüdüsü. Öldürme içgüdüsü.

Maternal instinct : Annelik iç güdüsü. Annelik içgüdüsü.

By instinct : İçgüdüsel olarak. İçgüdüyle.

Life instinct : Hayatta kalma içgüdüleri. Yaşam içgüdüsü. Cinsel içgüdüler (freud'a göre). Tüm insan içgüdülerinin kaynağı.

İngilizce Instinctive Türkçe anlamı, Instinctive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Instinctive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spontaneous : İçten doğan. Düşünmeden yapılan. Eğitim, fizik alanlarında kullanılır. İçten gelen. Kendiliğinden oluşan. Kendi kendine olan. Hazırlıksız. Kendiliğinden. Çabuk büyüyen (bitki). Doğuş özelliklerinin ya da erkesinin yapısal sonucu olan, bir dış etkenin uygulamasından bağımsız.

Accustoming : Yetiştirim. Ülfet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak. Ünsiyet.

Academy : Yüksekokul. Yüksek okul. Okul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Akademi. Medrese. Bilim adamları topluluğu.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

 

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Achromatopsia : Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Renk körlüğü. Akromatopsi.

A priori knowledge : Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi.

Natural : Doğuştan hünerli kimse. Yapmacıksız. Fıtri. Hılki. Normal. Tabii. Doğal. Doğuştan. Natürel. Asıl.

Instinctive synonyms : intuitive, abnormal child, academy of economic and commercial sciences, academic intelligence, active school, visceral, abulia, academic preparation, academic year, instinctual, unconditioned, self generated, abstract intelligence.

Instinctive zıt anlamlı kelimeler, Instinctive kelime anlamı

Induced : Eyletik tepkime. Endüklenen. İndüklenmiş. Eyletik. Teşvik edilmiş. Başlatılmış. Uyarılmış. Endüklenmiş. Tesir edilmiş.

Instinctive ingilizce tanımı, definition of Instinctive

Instinctive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Determined by natural impulse or propensity. Derived from, or prompted by, instinct. Of the nature of instinct. Acting or produced without reasoning, deliberation, instruction, or experience. Of or pertaining to instinct. Spontaneous.