Intakes türkçesi Intakes nedir

  • Giriş ağzı.
  • Yeni girenler (bir kuruluşa veya camiaya).
  • Alım.
  • Alınan miktar.
  • Tarıma elverişli toprak.
  • Giriş.
  • Zararlı alım.
  • Girme.
  • İçeri alma.
  • Ağız.
  • İçeri alınan miktar.

Intakes ingilizcede ne demek, Intakes nerede nasıl kullanılır?

Intake air shaft : Hava giriş kuyusu.

Intake manifold : Hava-benzin karışımını karaçtan motora ileten boru donanımı. Emme döşemi. Alış manifoldu. Emme manifoldu. Giriş manifoldu.

Intake of food : Alınan yiyecek miktarı.

Intake pressure : Giriş basıncı. Alış basıncı. Alış basmcı. Emme basıncı.

Intake room : Kent elektriğinin girdiği ve tiyatro yapısının tüm elektrik çevrimlerinin dağılımını sağlayan yer. Ana dağıtım odası.

Intake valve : Giriş sürgüsü. Emme valfi. Hava ya da hava-yakıt karışımının, yanma odasına girişini denetleyen kapaç. Su alma vanası. Emme supabı. Emme kapacı. Hava-yakıt karışımının silindirlere girmesini sağlayan supap.

Undegradable intake protein : Genellikle by pass protein olarak adlandırılan, sindirilen proteinin işkembede yıkımlanmasından kaçan ve abomazum ve ince bağırsakta sindirilen kısmı. Yıkımlanamayan protein tüketimi.

Dry matter intake : Tüketilen yemdeki su miktarı çıkarıldıktan sonra kalan kısım. Kuru madde tüketimi.

Air intake flange : Hava giriş yolu flanjı. Hava giriş yolu flanşı.

 

Degradable intake protein : Mikrobiyal sentez için kullanılan ve tüketilen proteinin işkembe mikroorganizmaları tarafından amonyak ve amin oasitlere parçalanan kısmı. Yıkımlanabilir protein tüketimi.

İngilizce Intakes Türkçe anlamı, Intakes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intakes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arriving : Görünüm. Ulaşan. Gelme. Yakında olacak olan. Ulaşma. Gelen. Vasıl. Geliş.

Eating : Yıpratıcı. Yeme. Yenilmeye uygun. Yemek. Yiyim. Yemelik.

Dialect : Diyalekt. Ağgan. Lehçe. Dil. Bir dilin tarihi, siyasi, sosyal ve kültürel nedenlerle değişik bölgelerde, zamanla ses yapısı, şekil yapısı ve kelime hazinesi bakımından önemli farklarla birbirinden ayrılan kollarından her biri: türkçenin anadolu, azeri, özbek, kazak, kırgız, türkmen lehçeleri gibi. lehçeleri, yapıları bakımından birbirine yakın ve uzak lehçeler olarak ayırabildiğimiz gibi, taşıdıkları özelliklerdeki ortaklık bakımından da gruplara ayırabiliriz. nitekim yakut ve çuvaş lehçeleri türk dilinden çok eskiden ayrılmış kollar olarak türkiye türkçesine ve öteki türk lehçelerine uzak lehçelerdir; ayrılıklar çok derindir. azeri ve türkmen lehçeleri ise tt'nin yakın lehçeleridir.türkçenin kuzeybatı (kıpçak), güneybatı (oğuz-türkmen), güneydoğu ve kuzeydoğu (altay bölgesi lehçeleri) olmak üzere dört lehçe grubu vardır. Belirli bir bölge veya topluluğa has konuşma biçimi.

Entries : Girişler. Katılma. Kayıt. Antre. Madde. Girdi. Gümrükten giriş işlemleri. Girdiler. Kapı.

 

Purchased : Manivela ile çekmek. Satın alınmış. Satın alınan. Kazanmak. Mübaya. Satın almak. Kaldıraçla kaldırmak. Elde etmek.

Inletting : Körfez. Giriş yeri. Methal. Haliç. Körfezcik. Giriş noktası. Koymak. Küçük körfez.

Glamouring : Sahte cazibe. Cazibe. Sihir. Çekicilik. Büyü. Büyülemek. Romantik bir çekicilik. Çekmek.

Sucking : Soğurma. Sütten kesilmemiş. Emiş. Acemi. Olgunlaşmamış. Gelişmemiş. Emme. Emen. Emici. Ana kuzusu.

Glamor : Romantik bir çekicilik. Sihir. Göz kamaştırıcılık. Cazibe. Sahte cazibe. Çekicilik. Büyü. Büyülemek. Çekmek.

Intakes synonyms : body process, bodily function, scorpius, bodily process, biestings, cutting edge, scorpio, beak, swallow, imbibing, purchase, ingestion, glamour, brim, consumption, entering, activity, volume, entrances, advents, intake, entryway, admittance, engaged in, drink, anting, blade, access, antings, charm, buying, colostrum, entrance.