Intensity scale türkçesi Intensity scale nedir

  • Depremin insan, eşya, yapı ve yere yaptığı etkilerin yeğinlik derecesini kestirmek için düzenlenmiş ölçek. (biri deneylere dayanan ampirik -mercalli-can-cani-, bir öteki deprem bölgesini etkileyen güçlerden ivmenin miktarına dayanan niceliksel -kantitatif sieberg- olmak üzere türlendirilmiştir.
  • Yoğunluk ölçeği.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Belirli bir tutum konusunda yanıtlayıcının ilgili anlatıma katılıp katılmadığını saptamakla kalmayarak aynı zamanda yandaşlık ya da karşıtlığının düzeyini de belirleyen ölçek.
  • Deprem yeğinlik ölçeği.

Intensity scale ingilizcede ne demek, Intensity scale nerede nasıl kullanılır?

Intensity : Azış. Koyuluk. Yeğinlik. Keskinlik. Kuvvet. Çarpıcılık. Güçlülük. Gerilim. Şiddet. Güç.

Scale : Ölçüm ve hesap için kullanılan araç ve aygıtlara işlenen bölmeleme dizisi. Isıtılan sert suyun, bulunduğu kabın iç yüzeylerinde oluşturduğu katman. Derece. Ölçeklendirmek. Teraziye vurmak. Ölçekleme. Büyüklüğü belli ölçülerde değiştirme; böylece küçük çapta taslamlardan büyük çapta yapılar tasarlama. Tarife. Ölçek. I. alt deri veya üst deriden meydana gelmiş olan küçük yassı yapılar. örnek: ganoyit, ktenoyit, kozmoyit, plakoyit pul gibi balık pulları. kemiksel ya da boynuzsal bir maddeden ya da kitinden yapılmış olup dışa doğru uzamış olan çıkıntılar. örnek: sürüngen pulu. kelebeklerin kanatlarındaki desenleri meydana getiren renkli yapılar. bitkilerde epidermisten oluşan yassı küçük yapılar.

 

Intensity level : Yoğunluk düzeyi. Yoğunluk seviyesi. Yeğinlik düzeyi.

Intensity modulation : Şiddet modülasyonu. Parlaklık değişimi. Yeğinlik modülasyonu. Yeğinlik kiplenimi. Işın akımının değişimi ile televizyon ekranı parlaklığının kontrolü.

Intensity of light : Işık şiddeti. Birim alana düşen ya da onun tarafından emilen radyasyon.

Intensity of light source : Işık kaynağı şiddeti.

İngilizce Intensity scale Türkçe anlamı, Intensity scale eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intensity scale ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Uç kuşağı. Menzil zonu.

Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarım yerbilimi.

Absolute age : Salt yaş. Mutlak yaş. Kesin yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı.

Adventive cone : Ek koni. İlerleme konisi. Parazitik koni. İlerleme hunisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi.

Alcalic fumarole : 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Alkali tüten.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü.

 

Acid fumarole : Asit fümarol. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit tüten. Ekşit (asit) tüten.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Mutlak kronoloji. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.

Alkali rocks : Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç. Alkali kayaçlar.

Adjacent rock : Yantaş. İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç.

Intensity scale synonyms : after shock, abysal environment, aggregats, algonkian, abyss, advance of aglacier.