Interceding türkçesi Interceding nedir
- Yalvarmak.
- Şefaat etmek.
- Araya girmek.
- Rica etmek.
- Aracılık etmek.
Interceding ingilizcede ne demek, Interceding nerede nasıl kullanılır?
Intercede : Şefaat etmek. Aracılık etmek. Yalvarmak. Araya girmek. Rica etmek.
Interceded : Rica etmek. Araya girmek. Aracılık etmek. Şefaat etmek. Yalvarmak.
Interceder : Ara bulucu. Arabulucu. Aracı.
Intercedes : Araya girmek. Şefaat etmek. Aracılık etmek. Yalvarmak. Rica etmek.
Intercellular : Gözelerarası. Hücrelerarası. Hücreler arası. Hücrelerin arasında olan. intersellüler.
Intercept : Engel olmak. Yolunu kesip durdurmak. Kesme. Önlemek. Yol kesmek. Yolunu kesip yakalamak. Durdurmak. Tutmak. Kesişmek. Yakalamak.
Intercentral : Sinir merkezleri arası.
Intercept y intercept : Regresyon sabiti. Y = a + bx olarak tanımlanan basit bir regresyon doğrusu denklemindeki a, bir başka deyişle doğrunun y eksenini kestiği nokta.
Intercellular substance : Hücrelerarası madde.
Intercellular fluid : Hücreler arası sıvı. Bir dokunun hücreleri arasında bulunan sıvı. intersellüler sıvı.
İngilizce Interceding Türkçe anlamı, Interceding eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Interceding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conjure : Büyülemek. Hokkabazlık yapmak. El çabukluğu ile çıkarmak. Büyü ile çağırmak. Sihirle çıkarmak. Büyü yoluyla ruh çağırmak. Büyü yoluyla çağırmak (ruh vb). Yolunu bulmak.
Intrusive : Davetsiz. Kullanışsız. Sırnaşık. Zorla giren. İzinsiz giren. Zorla içeri giren. Mütecaviz. Araya giren. Elverişsiz. İzinsiz ve davetsiz giren.
Meddlesome : Her işe karışan. Müdahaleci. İşe karışan. Her şeye burnunu sokan. İşgüzar.
Interfere : Girişmek. Müdahale etmek. Yoluna çıkmak. Dokunmak. Parazit yapmak. Çatışmak. Engellemek. Karışmak. Burnunu sokmak.
Cut in : Dansta eşini almak. Araya dalmak. Ortak yapmak. Birinin sözünü kesmek. Yerini almak. Karışmak. Hisse vermek. Devreye sokmak. Kesmek.
Middle : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Orta kısım. Vasat. Orta. Göbek adı. Ortanca. Ortadaki. Ara. Bel. Vasati.
Appealed : Temyiz edilmiş. Başvurmak. Temyize gitmek. Müracaat etmek. Üst mahkemeye başvurmak. Hoşuna gitmek. İlgisini çekmek.
Troubleshoots : Sorun giderme. Anlaşmazlıkları yatıştırmak. Sorun gidermek. Sorun gider. Arıza bulma. Problemleri tespit etmek. Sorunu gider. Arıza gidermek.
Ask for : Dilemek. Aramak. İstemek. Talep etmek.
Butt in : Maydanoz olmak. Bir konuşmayı ya da eylemi bölmek. Müdahale etmek. (konuşmada) araya girmek. Burnunu sokmak. Sözü kesmek. Kaş yapayım derken göz çıkarmak. Lafı kesmek. Karışmak.
Interceding synonyms : busybodied, appeal, mediates, beseeched, stand between, mediating, get in the way, meddling, mediate, interfered, officious, busy, embroils, intervened, intercede, intervene, begs, intercedes, appeals, ask, ask out, adjured, begged, chisel in, embroil, go between, besought, interceded, chime in, intervening, adjuring, mediated, come between.
Interceding zıt anlamlı kelimeler, Interceding kelime anlamı
Early : Erkenden. İlk zamanlarında. -in başlarında. İlk. Önceki. Eski. Erken.
Late : Rahmetli. Geçen. Müteveffa. Gecikmiş. Tehirli. Merhum. Geç kalan. Her zamanki. Son. Ölü.
Interceding antonyms : unintrusive.

Bu kısımda Interceding kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Interceding ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Interceding anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Interceding ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.