Interdictor türkçesi Interdictor nedir
- Yasaklayan kimse.
- Kısıtlayan kimse.
- Yasaklayıcı.
- Men eden kime.
- Önleyen.
- Belli dini ayrıcalıkları ortadan kaldıran kimse (katoliklik).
Interdictor ingilizcede ne demek, Interdictor nerede nasıl kullanılır?
Interdictory : Yasaklayıcı. Engelleyici. Men edici. Kısıtlayıcı. Önleyici.
Interdict of change in work : Yapıtın herhangi bir biçimde değiştirilmesini önlemek hakkı ve yetkisi. Yapıtta değişikliği önleme.
Interdict : Önlemek. Mahcur. Yasaklama. Kadağa. Yasak etme. Yasaklama kararı. Yasaklamak. Hacir altına almak. Yasak. Yasak etmek.
Interdicted : Yasaklanmış. Kısıtlı. Kısıtlanmış. Hacir altına alınmış. Hacir altında. Menetmek. Yasaklamak.
Interdicting : Men etmek. Yasaklamak. Menetmek. Hacir altına almak. Yasaklama emri. Yasaklama. Mahcur. Yasak. Yasaklama kararı. Yasak etmek.
Interdictive : Yasaklayıcı.
Interdiction : Kısıt. Kısıtlama. Yasak. Hacir. Engelleme. Yasaklama. Mani olmak. Bağlantısını kesme. Hacir altına alma.
Interdiction of registration : Bir markanın, belirli bir süre için kütüğe başkası adına yazılması yasağı. Kütüğe yazım yasağı.
Interdicts : Menetmek. Men etmek. Hacir altına almak. Yasaklama emri. Yasak. Yasaklamak. Yasak etmek. Mahcur. Yasaklama kararı. Yasaklama.
Interdictum : Yasak. Zilyedliğin korunması için açılan dava olmayan kanun yolu. Yasaklama.
İngilizce Interdictor Türkçe anlamı, Interdictor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Interdictor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Censure : Kınamak. Cezalandırmak. Tenkit etmek. Kınama. Suçlamak. Eleştirmek. Tektir etmek. Sertçe eleştirmek. Azar. Tekdir.
Restraining : Baskı altında tutmak. Frenlemek. Bastırmak. Dizginlemek. Sınırlamak. Kısıtlayıcı. Alıkoymak. Kısıtlamak. Tahdit edici.
Injunctive : Engelleyici. Önleyici. Bir mahkemenin yayımladığı yasaklayıcı bir emir ile ilgili (hukuk terimi). İhtiyati. Buyruksal. Yasaklayan.
Limiter : Sınır koyan kimse. Sınırlama getiren kimse. Radyo alıcılarının frekans modülasyonlarında kullanılan bir tür elektron tüp. Limitör. Kısıtlayıcı. Sınırlayıcı. Sınırlayıcı kimse.
Drastic : Zorlayıcı. Sert. Esaslı. Şiddetli. Kesin. Pek etkili. Güçlü. Drastik. Etkili.
Inhibitory : Enlelleyici. Durdurucu. Menedici. Kısıtlayıcı. Baskı altında tutulan. Önleyici. İnhibitör. Engelleyici. Yasak edici.
Countervailing : Aynı güçle karşı koyan. Denge sağlayan. Eşitleyen. Dengeleme görevi olan. Aynı kuvvetle karşı koyma. Karşısında olan. Karşılama. Ters düşme görevi olan. Telafi edici.
Constrainers : Zorlayan kimse. Mecbur eden kimse.
Proscriptive : Kısıtlayıcı. Yasak. Yasak eden. Yasaklayan. Yasaklı.
Interdictor synonyms : interdictive, prohibitor, vetoers, vetoer, confiners, preventing, destruct, prohibitory, forbidder, skirter, skirters, limiters, destroy, inhibiter, impedient, confiner, interdictory, counteracting, prohibiter, animadversion, inhibitive, prohibitive, constrainer, incommoding, averter.
Interdictor zıt anlamlı kelimeler, Interdictor kelime anlamı
Decriminalize : Suç olmaktan çıkarmak. Yasallaştırmak. Bir şeyi yasal yapmak (örneğin, esrar). Decriminalise.
Legalize : Meşru kılmak. Yasal hale getirmek. Meşrulaştırmak. İmza vb mahkemece tasdiki. Yasallaştırmak. Kanuni kılmak. Yasallık kazanmak. Onaylamak. Kanunlaştırmak. Hukukileştirmek.
Allow : Bırakmak. Hoş görmek. Hesaba katmak. Vermek. İmkan vermek. Kabul etmek. Göz önüne almak. Düşünmek. İndirim yapmak. İtiraf etmek.
Interdictor antonyms : decriminalise, permit.

Bu kısımda Interdictor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Interdictor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Interdictor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Interdictor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.