Interesse türkçesi Interesse nedir
Interesse ingilizcede ne demek, Interesse nerede nasıl kullanılır?
Interest : Ödünç verdiği paradan ötürü alacaklının borçludan sağlayacağı gelir. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. Alaka. Eğitim, iktisat, ekonomi, sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. İlgilendirmek. Çıkar. Merakını uyandırmak. Ortak olmak. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı. Faiz.
Interest account : Faiz hesabı.
Interest arbitrage : Faiz arakazancı. Sermayenin yüksek faiz oranlarının geçerli olduğu ülkeye gitmesi sonucu iki ülke arasındaki faiz-kur farklılıklarından sağlanan kazancın eşitlenme süreci sırasında elde edilen kazanç. krş. faiz değerdeşliği kuramı, faiz kur makası. Faiz arbitrajı.
Interest bearing : Faizli. Faiz getiren.
Interest ceiling : Faiz tavanı. Para otoritelerinin doğrudan müdahale ederek faiz oranları için belirledikleri en yüksek düzey. krş. faiz yasağı. Yasaya göre uygulanabilecek en yüksek faiz oranı.
Interest elasticity of investment : Yatırımın faiz esnekliği. Yatırımlardaki oransal bir değişmenin faiz oranındaki oransal değişmeye oranı, diğer bir deyişle faiz oranında ortaya çıkan değişmeye yatırımın duyarlılığını gösteren katsayı.
Interest due : Vadesi gelmiş faiz.
Interest cover : Gelirin faizi karşılama oranı. Bir işletmenin belirli dönem içinde ödemekle yükümlü olduğu sabit borç niteliğindeki faiz ödemelerini karşılamaya yetecek geliri. Faiz karşılama. Faiz karşılama oranı. Bir işletmenin ödemekle yükümlü olduğu sabit borç niteliğindeki faiz ödemelerini ne kadar karşılamaya yetecek faiz ve vergi öncesi gelir sağladığını gösteren oran.
Interest coverage ratio : Faiz karşılama oranı. Bir işletmenin ödemekle yükümlü olduğu sabit borç niteliğindeki faiz ödemelerini ne kadar karşılamaya yetecek faiz ve vergi öncesi gelir sağladığını gösteren oran.
Interest equalization tax : Faiz eşitleme vergisi. Avrupa şirketlerinin new york sermaye piyasasından borçlanmalarını caydırmak ve dolayısıyla doların değerini koruyarak dış açıkların büyümesini önlemek amacıyla abdde 1963 ve 1974 yılları arasında yabancı tahvil ve hisse senetleri alımlarında % 15 oranında alınan vergi. bu uygulama avro dolar piyasalarının gelişmesini teşvik etmiştir. Faiz dengeleme vergisi. Faiz oranlarını eşitleme vergisi.
İngilizce Interesse Türkçe anlamı, Interesse eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Interesse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Wonder : Merak. Merak etmek (anlamayı istemek). Harika. Hayret etmek. Mucizeler yaratan kimse. Şaşmak. Öğrenmek istemek. Merak etmek. Hayret. Ölçünmek.
Relationship : İki olay ya da değişken arasında birindeki değişmelerden ötekinin sorumlu tutulabileceği bir bağın bulunması durumu, bk. bağlaşı. İlişki. Akrabalık bağı. Dostluk. Yakınlık. Akrabalık. Bağlantı. Münasebet. Bağ.
Connexions : Bağlantılar. Dost. Yakın. Akraba. Yakınlık. İlişki. İrtibatlar. İlişkiler. Bağlantı.
Connexion : Yakınlık. Arkadaş. Bağ. Muhit. İlinti. İlişki. Dost. Aktarmalı taşıt. Dostluk.
Care : Dikkat. Koruma. Üzüntü. Önemsemek. Kafaya takmak. Özen. Umursamak. Beğenmek. Umurumda olmak. İtina.
Interest : Ortak olmak. Ürem. Sarmak. Merakını uyandırmak. Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. Faiz. İkna etmek. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı. Menfaat.
Affection : Muhabbet. Düşkünlük. Duygulanım. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Meyil. Şefkat. Yakınlık. Hastalık. Eğilim.
Connection : Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. İki borunun birbirlerine eklenme yeri. Bağlantı. Bağlama. Dostluk. İlişki. Müşteri. İlgilenme. Akrabalık.
Appropriateness : Uygunluk. Münasip oluş. Uygun olma. Yerinde oluş. Yerindelik. Münasiplik.
Bearing : Duruş. Bağıl devinimli iki parça arasında sürtünmeyi ve aşınmayı azaltmaya yarayan örgen. Üstlenme. Ayak. Meyve verme. Doğum. Yatak. Katlanma. Bedenin duruşu.
Interesse synonyms : affinity, curiosity, bug, connecting link, attention, advertence, likings, affinities, involvement, germaneness, attachment, relationships, attachments, relation, advertency, enthusiasm, concern, concerns, curious, liking.
Interesse zıt anlamlı kelimeler, Interesse kelime anlamı
Uninterested : Lakayıt. İlgisiz. İlgilenmeyen. İlgi duymayan. Meraksız. Alakasız. Aldırışsız.
Powerlessness : Kuvvetsizlik. Güçsüzlük.
Interesting : Enteresan. İlginç. İlgi çekici. Meraklı. Tip. İlgilenme.
Interesse antonyms : uninterestingness, uninteresting.
Interesse ingilizce tanımı, definition of Interesse
Interesse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Interest.

Bu kısımda Interesse kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Interesse ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Interesse anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Interesse ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.