Interest expense türkçesi Interest expense nedir
- Faiz gideri.
- Borç faizi.
- Verilen faiz.
- İktisat alanında kullanılır.
- Borcun miktar, risk ve vade yapısına bağlı olarak tahakkuk eden gider.
- Faiz masrafı.
Interest expense ingilizcede ne demek, Interest expense nerede nasıl kullanılır?
Interest : Bireylerin, toplumsal kümelerin ve tarihsel toplulukların özdeksel ve tinsel gereksinmelerini karşılayacağına inandıkları kişi ya da şeylerle ilişkisi; bireylerin, bu gereksinmelerini yansıtan amaçlı düşünce ve eylem yönelimleri. Üretim faktörlerinden sermayenin getirisi. fon istem ve sunumunun karşılaşması sonucu oluşmuş fon fiyatı. Faiz. Alaka. İlgisini çekmek. Dikkatini çekmek. Merakını uyandırmak. Sarmak. İstek uyandırmak. İlgilendirmek.
Expense : Gider. Harcama. Masraf. Verme. Bir iktisadi karar biriminin mal ve hizmet üretmek veya tüketmek için harcadığı paranın tümü. Paha. Fiyat.
Interest account : Faiz hesabı.
Interest arbitrage : Sermayenin yüksek faiz oranlarının geçerli olduğu ülkeye gitmesi sonucu iki ülke arasındaki faiz-kur farklılıklarından sağlanan kazancın eşitlenme süreci sırasında elde edilen kazanç. krş. faiz değerdeşliği kuramı, faiz kur makası. Faiz arbitrajı. Faiz arakazancı.
Interest bearing : Faizli. Faiz getiren.
Interest ceiling : Para otoritelerinin doğrudan müdahale ederek faiz oranları için belirledikleri en yüksek düzey. krş. faiz yasağı. Yasaya göre uygulanabilecek en yüksek faiz oranı. Faiz tavanı.
İngilizce Interest expense Türkçe anlamı, Interest expense eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Interest expense ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Usances : Ticari teamül. Yabancı tahvillerin ödenme vadesi. Vade. Yabancı tahvillerin ödenme süresi. Yabancı poliçelerin dolaşım süresi. Yabancı tahvil ödenme vadesi.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Debit interest : Bir borun birikmiş olan faizi.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Usance : Ticari teamül. Yabancı poliçelerin dolaşım süresi. Ticari bir senedin ödenmesi için verilen zaman dilimi (ticaret). Yabancı tahvillerin ödenme vadesi. Onaylı uygulama. Yabancı tahvillerin ödenme süresi. Yabancı tahvil ödenme vadesi. Geleneksel uygulama. Ödeme süresi. Vade.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Interest expense synonyms : a shift in supply, ability rent, a shift in demand, ability to pay principle, a change in supply, ability to pay approach, a type mutual funds, abnormal budget, abnormal budget expenditures.

Bu kısımda Interest expense kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Interest expense ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Interest expense anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Interest expense ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.