Intoxicating türkçesi Intoxicating nedir

Intoxicating ingilizcede ne demek, Intoxicating nerede nasıl kullanılır?

Nonintoxicating : Keyif verici nitelikte olmayan. Kafayı bulmaya neden olmayan. Kendinden geçirici nitelikte olmayan. Sarhoşluk vermeyen. Sarhoşluğa neden olmayan. Sarhoş edici etkisi olmayan. Alkollü etkisi olmayan.

Intoxication : Sarhoş etme. Entoksikasyon. Sarhoşluk. Sarhoş olma. Alkol zehirlenmesi. Zehirlenme. İntoksikasyon. Toksik maddenin vücutta meydana getirdiği patolojik durum, intoksikasyon. Mest olma.

Intoxications : Mest olma. Alkol zehirlenmesi. Sarhoş olma. Entoksikasyon. Sarhoş etme. Sarhoşluk. Zehirlenme.

Intoxicative : Zehirli. Sarhoşluğa neden olan. Başını döndüren. Heyecan verici. Sarhoş olmaya neden olan. Sarhoş edici. Alkollü maddelerle ilgili (eski kullanım).

Defence of intoxication : Sarhoşluk savunması. Alkol veya uyuşturucu zehirlenmesi nedeniyle cezai mesuliyetten serbest bıkılma (zehirlenmenin suçlu tarafından önceden kararlaştırılmış olmadığı sürece).

Verminous intoxication : Verminöz intoksikasyon. Parazit tarafından üretilen metabolitlerin emilmesi sonucunda meydana gelen sistemik zehirlenme.

Intoxicate : Kendinden geçirmek. Zehirlemek. Sarhoş etmek. Mest etmek. Keyif vermek.

Become intoxicated : Esrimek.

Disintoxication : Toksinsizleştirme. Zehir veya toksinini yok etme süreci (uyuşturucu veya alkol bağımlılığında olduğu gibi). Zehirsizleştirme. Dezintoksikasyon.

 

Autointoxication : Kendi kendini toksinleme. Vücudun oluşturduğu toksinle zehirlenme. Otoentoksikasyon. İç zehirlenme.

İngilizce Intoxicating Türkçe anlamı, Intoxicating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intoxicating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Strong : Keskin. Demir gibi. İstekli. İradeli. Derinden gelen. Kuvvetli (kanıt). Koyu. Kesif. Domuz gibi. Şiddetli.

Stiffest : Soğuk. Zorlu. Dik. Sert. Kabul edilemez. Yoğun. Zor. Aşırı yüksek. Kati. Sarp.

Inebriant : Sarhoşluğa neden olan. Sarhoş eden. Sarhoş edici faktör.

Heady : Kurnaz. Dik kafalı. Delişmen. Uyanık. (alkol) sarhoş edici. Atak. Sert. Çarpan. Çarpıcı (esans veya içki). Kafa tutan.

Strongest : Güçlü. İstikrarlı. Yetenekli. Sert. Gür. Ağır. Kıvrak. Demir gibi. Sağlam.

Temulent : Kendinden geçmiş. Sarhoş.

Intoxicants : Sarhoş edici (içki). Sarhoş edici içki. Sarhoş eden. Sarhoş eden madde.

Spirituous : Alkol içeren. İspirtolu. Damıtılmış.

Intoxicated : Kendinden geçmiş. Mest. Sarhoş.

Stiffer : Gergin. Çetin. Zorlu. Katı. Tutulmuş. Yoğun. Daha katı. Kati. Fahiş.

Intoxicating synonyms : intoxicant, inebrious, drunk, intoxicative, exciting, spiked, containing alcohol, stronger, tight head, drunks, alcoholic.

Intoxicating zıt anlamlı kelimeler, Intoxicating kelime anlamı

Unexciting : Can sıkıcı. Heyecansız. Sıkıcı.

Nonalcoholic : Alkolsüz.

Intoxicating ingilizce tanımı, definition of Intoxicating

Intoxicating kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, intoxicating liquors. Producing intoxication. Fitted to intoxicate.