Intromission türkçesi Intromission nedir

  • Araya sokma.
  • İçine sokma.
  • Kabul etme.
  • İntromisyon.
  • İçeri alma.

İngilizce Intromission Türkçe anlamı, Intromission eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intromission ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Movement : Tempo. Oyun düzeninde yoruma uygun olarak hareketlerin ortaya çıkarılması. hareketin uygulayımsal ölçülerinin, duygusal değerlerinin ve niteliklerinin saptanması. Kısım. Bağırsakların çalışması. Hareket yapımı. Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi. Çalışma. Ritm. Devim. Her türlü değişimi gösteren özdeğin bir varlık biçimi. ötelenme, dönme, titreşim gibi konum değiştirme.

Acknowledgement : İkrar. Teslim. Tanıma. Alındığını bildirme. Borcun kabulü. Kabul. Onay. Teşekkür. Alındı.

Instillation : İnstilasyon. Telkin etme. Aşılama. Fikir aşılama. Damlatma.

Acceptant : Kabul eden. Almak. Alıcı. Kabul.

Agreement : İtilafname. Antlaşma. Türkçede cümle içinde özneyle yüklemin şahıs ve sayı bakımından birbirine uyması: şükriye, gerçekleşeceğini kimsenin söyleyemeyeceği bir ümide mahkum edilmiş bulunuyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 119). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, göst.e. s. 216). kolcular bildikleri halde yolunu beklemek şöyle dursun, rasgeldikleri yerde hatırını alırlar, gönlünü hoş ederlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: küs ömer, s. 73) vb. Pakt. Anlaşma. Sözleşme. Bir ölçer ya da ölçekle tutumları ölçülen kişilerin, herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimseyerek onaylamaları durumu, bk. uyuşma. İttifak. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşme ya da uygunluk. Mukavele.

 

Cannulation : Kanülasyon. Tüp geçirme. Tüp geçirmek. Herhangi bir boşluğa kanül sokma, tüp geçirme.

Perfusion : Perfüzyon. Sıvı içitimi. Üzerine veya içine dökme. sıvı biçimindeki ilaçları vücuda verme. Üzerini sıvama. Serpilme. Serpme.

Intakes : Ağız. Tarıma elverişli toprak. Giriş. Girme. İçeri alınan miktar. Alınan miktar. Alım. Giriş ağzı. Zararlı alım.

Acknowledging : Alındığını bildirmek. Onaylamak. Tanımak. Onaylama. Kabul etmek. Teşekkür etmek. İtiraf etmek.

Envelopment : Kuşatma. Sarma. Karşı yarışmacının savutunu bir çelgi ile yakalayıp bırakmadan, çember eylemiyle geliştirilen dürtüşün uygulamasına verilen ad. Gizleme. Çevirme.

Intromission synonyms : cannulization, canulization, canulisation, canulation, cannulisation, instilment, transfusion, instillment, blood transfusion, acceptances, intubation, introduction, sticking in, implication, intercalations, ingrafting, insertion, acknowledgment, enclosing, implications, intercalation, adoption, admission, avowal, injection, inclosure, avow, acknowledgements, acceptancy, intake, acceptance, accepting, acquiescence.

Intromission ingilizce tanımı, definition of Intromission

Intromission kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Insertion. The act of sending in or of putting in.