Inventors türkçesi Inventors nedir

Inventors ingilizcede ne demek, Inventors nerede nasıl kullanılır?

The greatest inventors : En büyük mucitler. En kullanışlı ve gerekli şeyleri icat eden veya keşfeden dahiler. En büyük kaşifler.

Inventor right : Bulgucunun, bulgusu üzerindeki hakkı. Bulgucu hakkı.

True inventor principle : Gerçek bulgucu ilkesi. Bulgu için belge almak üzere başvuranın değil de asıl bulgucunun hak iyesi olduğu anlayışı.

Assured immunity to inventor : Verilen belge ile bulgucuya tanınan dokunulmazlık ve onun haklarını koruma. Bulgucu bağışıklığı.

First and true inventor : Gerçek ve asıl bulgucu. Bulguyu yapan ve gerçekleştiren kişi.

Inventory : Bir tecim kuruluşunun para, mal ve diğer varlıklarını ve genel olarak borçlu ve alacaklı durumlarını nicelikleri ve değerleriyle tüm ayrıntılı olarak gösteren sayım çizelgesi. Sayımca. Depo. Döküm. Sayım çizelgesi. Kaydetmek. Katalog. Envanter. Belirli bir dönemin başında veya sonunda bir işletmenin varlıkları ile borçlarının sayılması ve hesaplanması sonucunda elde kalan miktar veya değerlerin saptanması. bk. stok. Sayım defteri.

Inventory stocks : Demirbaş eşya. Mal stoku. Kamu veya özel işletmelerde kayıtlı olarak kullanılan ve görev değişimi sırasında bir görevliden diğerine aktarılan dayanıklı eşya. krş. sermaye malları. Demirbaş.

 

Inventory control : Stok kontrolü. Envanter kontrol. Envanter denetimi. Stok mal kontrolü. Envanter kontrolü.

Inventoried : Döküm. Envanter. Sayım. Sayımca. Depo. Kaydetmek. Envantere işlemek. Katalog. Envanterini yapmak. Demirbaş eşya çizelgesi.

Inventor : Bulucu. Mucit. Keşif yapan kişi. Bulgucu. Kaşif. Türetici. Bulan kimse. Yeni bir şey ya da yol bulan kişi. İcatçı. İcat eden.

İngilizce Inventors Türkçe anlamı, Inventors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Inventors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Builder : Yapıcı. Yapı yapma işini, alım satım amacıyla yapan kişi ya da kuruluş. İnşaatçı. Yapsatçı. Kendi adına veya sözleşmeciden devraldığı inşaat işini yapmakla yükümlü gerçek kişi. Kuran. Geliştirmen. Dülger.

Authoresses : Kadın yazar. Bayan yazar. Yazar.

Leonardo : Mühendis. Bilim adamı. Leonardo da vinci (1452-1519). Anatominin babası. İtalyan ressam. Mona lisa ve the last supper (hz. isa'nın son akşam yemeği) tablolarının ressamı. Bir erkek ismi. Heykeltraş.

Originator : Kaynak. Düzenleyene göre. Yaratan kimse. Gönderen makam. İcat eden kimse. Üretken kimse. Fikir babası. İhraççı.

Builders : Müteahhit. Kuran. Mimar. İnşaatçı. Kurucu.

Author of film : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmin, konusundan kurgusuna kadar bütün yaratıcı çalışmalarından sorumlu bulunan, filme kendi deyişini, kişiliğini veren, damgasını vuran sinema sanatçısı.

Creators : Oluşturucu. Tanrı. Kreatör. Yaratımcı. Allah. Halik. Yaratan. Kurucu.

 

Architect : Bir filmin bezemlerinin hazırlanmasıyla ilgili tüm işleri yöneten kimse. Yapmak. Tasarlamak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mimar. Planlamak. Sanat yönetmeni.

Inventor : İcat eden. Keşif yapan kişi. Bulgucu. Kaşif. Buluş yapan. Yeni bir şey ya da yol bulan kişi. İcatçı. Türetici.

Inventors synonyms : parts inventory, inventory item, finders, creative, artificer, forger, devisers, finder, inventer, listing, register, authors, inventress, forgers, procurer, architects, procurers, innovator, composer, list, conceiver, leonardo da vinci, constructive, daedalian, creator, inventers, stock list, deviser, conceivers, composers.

Inventors zıt anlamlı kelimeler, Inventors kelime anlamı

Bear : Gütmek (kin). Dönmek. Yakışık almak. Vurguncu. Kaldırmak. Sahip olmak. Uygun olmak. Duymak (sevgi). Hazmetmek. Dayanmak.

Borrower : Ödünç alan. Borçlu. Kredi alan. Borç para alan kişi. Ödünç alan kimse. Ariyet alan. Borç alan kimse. Müstakriz. Borçlanan.

Bull : Kocaman erkek hayvan. Gaf. Polis. Erkek fil. Sakçı. Hisselerin değerini yükseltmek. Borsacı. Piyasayı yükseltmek (borsa). Çamyarması. Spekülasyon yapmak.