Irises türkçesi Irises nedir
Irises ingilizcede ne demek, Irises nerede nasıl kullanılır?
Satirises : Hicvetmek suretiyle dalga geçmek. Hicvetmek. Satirize etmek. Taşlamak. Yermek. İnsan aptallığının olumsuz yönlerini göstermek için alay ve hiciv kullanmak (ayrıca satirize). Taşlama veya hiciv yazmak.
Satirise : Taşlama veya hiciv yazmak. Hicvetmek suretiyle dalga geçmek. Taşlamak. Yermek. İnsan aptallığının olumsuz yönlerini göstermek için alay ve hiciv kullanmak (ayrıca satirize). Hicvetmek. Satirize etmek.
Satirised : Hicvedilmiş. Satirize. İnsan aptallığının olumsuz yönlerini göstermek için alay ve hiciv kullanmak (ayrıca satirize). Hicvetmek suretiyle dalga geçmek. Taşlama veya hiciv yazmak. Satirize edilmiş. Taşlanmış.
Iris aperture : Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık düzengeci açıklığı.
Iris coloboma : İris üzerinde çok sayıda delik veya yırtık bulunması. İris kolobomu.
Iris in out : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açılma-kararmanın ışık düzengeciyle gerçekleştirilmesi. Işık düzengeciyle açılma-kararma.
Iris fade in fade out : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Noktalı açılma - kararma. Noktalı açılma ile kararmanın ya da bunun tersinin birlikte olması.
Iris diaphragm : Diyafram. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. Işık düzengeci. İris diyaframı.
Iris fade in : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Noktalı açılma. Bir çekimin, ufacık bir noktadan başlayarak gittikçe büyüyen bir çember biçiminde açılması, sonunda bütün görüntülüğü kaplayan görüntüye dönüşmesi. noktalı kararmanın karşıtı.
Iris forceps : İris pensi. İrisi tutmaya yarayan duyarlı pens.
İngilizce Irises Türkçe anlamı, Irises eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Irises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Uprise : Ayaklanma. Ayaklanmak. Tırmanmak. Yükseğe çıkarmak. Yukarıya çekmek. Kabarmak. İsyan. Daha yukarı çıkarmak. Yükselmek.
Head : Bir üçayağın alıcı ile birleştiği yerde bulunan ve alıcının olduğu yerde çeşitli yönlere dönebilmesini sağlayan çeşitli yapıdaki araçlar. Geçmek. Çekicin demir, pirinç ya da pirinçten daha sert bir özdekten yapılmış, madensel dolgulu yuvar biçiminde baş bölümü. Baş. Kelle. Atletizm, bilgisayar, biyoloji, jimnastik, madencilik, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. sefal, kafa. 3.bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, dna içeren kısmı. 4.miyozinin bir parçası. fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Kullanmak. Baştaki. Çekiç tokmağı.
Rainbow : Yağmurkuşağı. Eleğimsağma. Hacılarkuşağı. Alaimisema. Gök kuşağı. Ebemkuşağı. İlkel efsanelerde, halk inanışlarında ve masallarda türlü durumlar için önbelirti olarak yorumlanan göksel olay. Ebekuşağı.
Swell : Artmak. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gururlandırmak. Gurur duymak. Kutu konserve ürünlerde fiziki hatalara, kimyasal reaksiyonlara ve mikroorganizmalara bağlı olarak iç basıncın artmasıyla oluşan şişme olayı. Dolmak (yelken rüzgarla). İftihar etmek. Bombaj. Boşalmak (gözyaşı). Rüzgarla şişmek (yelken).
Come forth : (bir şey) (bir yerden) çıkmak. Saklandığı yerden ayrılmak. Ortaya çıkmak. Gizlendiği yerden çıkmak.
Grow : Büyütmek. Bırakmak. Uzatmak. Yetiştirmek. Lenmek. Leşmek. Üretmek. Artmak. Bitmek. Gelişme göstermek.
Emerge : Sudur etmek. Belirmek. Meydana çıkmak. Çıkmak. Ortaya çıkmak. Su yüzüne çıkmak. Gün ışığına çıkmak. Yücelmek. Doğmak. Yüzeye çıkmak.
Blue flag : Mavi bayrak. Mavi bayraklı. Uzun ve narin yaprakları ve mavi mor çiçekleri olan yaygın bir kuzey amerika süseni.
Rise : Havalanmak. Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Kabarmak. Yükselmek. Ayağa kalkmak. Yükseltmek. Çıkmak. Yükseliş. Şiddetlenmek. Artış.
Well up : İle dolmak (gözyaşı veya bir duygu). Fışkırmak. Akmak. Boşanmak.
Irises synonyms : come, spring up, become, follow, resurge, occasion, rainbows, exigency, develop, freesia, iris, pinch, irides, irising, freesias, emergency, originate, juncture.
Irises zıt anlamlı kelimeler, Irises kelime anlamı
Sit down : Koyulmak. Oturmak. İniş yapmak. Yere inmek. Yerinden kalkma. Yerine oturmak. Oturtmak.
Lie down : Serilip yatmak. Boylu boyunca yatmak. Boylu boyunca uzanmak. Şekerleme yapmak. Uzanmak. Kestirmek (uyku). Sere serpe yatmak. Yatmak.

Bu kısımda Irises kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Irises ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Irises anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Irises ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.