Irony türkçesi Irony nedir

Irony ile ilgili cümleler

English: You're the only one who didn't understand the irony of what I said.
Turkish: Yaptığım ironiyi anlamayan tek kişi sensin.

English: Ali didn't get the irony.
Turkish: Ali ironiyi almadı.

Irony ingilizcede ne demek, Irony nerede nasıl kullanılır?

Irony of fate : Kaderin cilvesi.

Socratic irony : Tartışmayı alevlendirmek ve gerçeğin arayışını tetiklemek amacıyla numaradan bilmezlikten gelme. Sokratik ironi. Bir kimse başka bir kimseye bir terimin anlamıyla ilgili soru sorarken cehalet ve öğrenme istekliliği.

Iron age : Demir devri. Demir çağı.

Iron analysis : Demir tayini. Yem ve dışkı örneğindeki organik kısmın kuru yakma yöntemiyle kül fırınında veya yaş yakma yönteminde asit yardımıyla tamamen yakılarak geriye kalan inorganik kısımda oto analizatör veya atomik absorpsiyon fotometri cihazı yardımıyla demir mineralinin aranması için yapılan analiz.

Iron bar : Demir çubuk.

Iron bearing : Demirli.

Iron deficiency anemia : Serumda demir yoğunluğunun, demir taşıyan proteinin, hematokritin ve hemoglobin konsantrasyonunun düşmesi sonucu hipokromik ve mikrositik hücre serilerinin artmasıyla belirgin anemi. Demir eksikliği anemisi.

 

Iron carbon system : Demir-karbon sistemi. Demir-karbon dizgesi.

Iron carbon diagram : Demir-karbon çizgesi. Demir-karbon diyagramı.

Iron carbon eutectic : Demir-karbon ötektiği.

İngilizce Irony Türkçe anlamı, Irony eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Irony ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lampoonery : Yergi. Bir kişi veya kurumu yermek için yazılmış alaycı yazı. Bir kişi ya da kurumu yermek için yazılmış alaycı yazı. Birini taşlama veya alay etme (veya kurum, vs.).

Humour : Alttan almak. Mizaç. Gülünçlük. İstediğini yerine getirmek. Güldürü. Huyuna suyuna gitmek. Suyuna gitmek. Gönlünü yapmak. Ayak uydurmak. Hoşuna gitmek.

Accidents : Kaza. Beklenmedik olay. Tesadüf. Değiştirme işaretleri. Araz. Kazalar.

Jeer : Yuhalamak. Gülmek. Eğlenmek. Alaylı kahkaha. Dalga geçmek. Taş. Alay etmek. Taş atmak.

Fleeted : Çabuk. Süratli. Seyretmek. Fani. Yürük. Donanma. Filo. Çevik. Park.

Anchorage : Destek. Güven. Emniyet. Sabitleme. Güven kaynağı. Saplamalı bağlama. Dayanak. Liman. Gemilerin demirleme yeri.

Travestied : Hicvetmek. Hezel. Taklit. Parodi. Gülünç duruma düşürmek. Gülünç bir hale sokmak. Gülünçleme. Komik taklidini yapmak. Gülünç veya rezil duruma düşürmek.

Cleat : Kelepçe. Koçboynuzu (gemi). Sürgü. Pençe ayakkabı. Koçboynuzu. Mandal. Koç boynuzu. Kastanyola. Kal (bisiklette).

Sarcasms : İğneleme. Acı söz. Dokunaklı alay. Acı alay. İğne. Dokundurma.

Irony synonyms : unsarcastic, caustic remark, ironies, fleets, fleer, satires, wittiness, humor, diatribe, by accident, fleered, pamphlets, accident, derisions, diatribes, sarcastic, derision, pasquinade, wit, witticism, contingents, wrought iron, conjunction, sharp tongue, sarcasm, bantered, contingent, concurrence, concurrences, ferr, banters, by coincidence, chance.

 

Irony zıt anlamlı kelimeler, Irony kelime anlamı

Sarcastic : Alaylı. Müstehzi. İğneleyici. Alaycı. Kinayeli. İğneli. Küçümseyici. Sarkastik.

Congruity : Uyum. Eşleşim. Uygunluk. Ahenk. Çakışma. Mutabakat. Uzlaşma çekidi.

Congruousness : Ahenklilik. Münasiplik. Munasiplik. Yerindelik. Uygunluk.

Irony antonyms : unsarcastic.

Irony ingilizce tanımı, definition of Irony

Irony kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Iron. As, irony chains. Ignorance feigned for the purpose of confounding or provoking an antagonist. Irony particles. Partaking of iron. Made or consisting of iron. Dissimulation.