Isms türkçesi Isms nedir

Isms ile ilgili cümleler

English: People are complicated organisms.
Turkish: İnsanlar karmaşık organizmalardır.

English: Bacteria are microscopic organisms.
Turkish: Bakteriler mikroskobik organizmalardır.

English: Millions of beneficial organisms live in the human digestive tract.
Turkish: İnsanın sindirim sisteminde milyonlarca yararlı organizma yaşamaktadır.

Isms ingilizcede ne demek, Isms nerede nasıl kullanılır?

Activisms : Müdahalecilik. Aktivizm. Militanlık. Etkincilik. Etkinlik. Eylemcilik.

Alarmisms : Uyarıcılık. Sürekli tetikte olma durumu.

Albinisms : Akşınlık. Albinizm.

Algorisms : Arap rakamları sistemi. Ondalık sayı dizgesi. Hesaplamada ondalık sistem.

Alienisms : Aktarım. Aktarma. Aktarılabilirlik.

Aphorisms : Özdeyiş. Vecize.

Animisms : Canlıcılık. Canruhçuluk. Animizm. Animatizm.

Altruisms : Özgecilik. Diğerkamlık. Fedakarlık. Başkalarını düşünme. Yardımseverlik. Diğergamlık. İsar. Esirgemezlik. Altrüizm. Azami sosyal fedakarlık.

Anachronisms : Tarihini karıştırma. Anakronizm. Kronolojik hata. Antikalık (bir davranış biçimi olarak). Çağ dışılık. Çağaşım. Tarih yanılgısı. Tarih hatası.

Anglicisms : İngilizce deyim. İngilizlere özgü özellik.

İngilizce Isms Türkçe anlamı, Isms eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Isms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cabalism : Kabalizm. Kabala öğretileri (hahamlar tarafından geliştirilen kutsal yazılar'ın gizemli yorumları, 12 ve 13'üncü yüzyılda çok popüler olan).

Lifework : İnsanın hayatındaki en önemli iş. Kişinin kendisini adadığı iş. Yaşam süresi boyunca yapılan iş.

Line of business : Ana iş dalı. İş alanı. İş kolu. Belirli ticari iş türü. İşkolu. Ticari faaliyet dalı. Ticaret branşı. İş türü. İş hattı. Ma! cinsi.

Functionalism : Fonksiyonalizm. Gödevcilik. Zihinsel süreçlere, organizmanın çevresine uyması ve çevresini değiştirmesi sırasında yerine getirilen görevler ya da işlemler olarak bakılması gerektiğini ve bu uyumun bütünüyle biyolojik olduğunu ileri süren öğreti. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Görevselcilik. Nesnelerin gereksiz süsleme veya ayrıntı ile amaçlarına uymak amacıyla yapılması gerektiği inancı. İşlevselcilik. Yaşayan kültürlerin türlü kurumları arasındaki dinamik, görevsel ilişkileri; bir kültür öğesinin yaratılış nedenini, bunun tüm kültür içindeki görevini araştıran ve aydınlatmaya çalışan görüş; bu görüş çevresinde toplanan kimselerin oluşturdukları okul. Toplumsal yapıyı aralarında ilişki bulunan ayrı ve bağımsız öğelerin -birey ya da kurumların- işlevsel ürünü sayan toplumbilim yaklaşımı. Toplumsal yapıyı oluşturan öğelerin işlevlerini aydınlatmaya ağırlık veren kuramsal tutum. 2-(toplumbilimde) toplumu, her bir öğesi belli bir işlev yapan bir karşılıklı bağlılıklar ve etkileşmeler düzeni olarak gören, toplumu tek başına belirleyen herhangi bir temelin bulunmadığını savunan toplumbilim akımı.

 

Gymnosophy : Jimnosofi.

Precepts : Kural. Yönerge. (ahlaki) öğreti. Yönetmelik. Ana kural. Temel. Kaide. Emir. Talimat.

Occupation : Zanaatçılık. Bir kimsenin geçimini sağlamak için sürekli yaptığı; bilgi, eğitim veya yaratıcı güç gerektiren etkinlik. Tasarruf. İşgal. İş. Zorla alma. Oturma. Uğraşı. İstila.

Secularism : Sekülarizm. Laiklik. Laisizm. Din ve devlet işlerinin ayrılması. Dünya işleriye ilgilenme.

Rationalism : Rasyonalism. Usçuluk. Akılcılık. Yalnızca usun bilgi kaynağı olabileceğini ve doğrunun deneye baş vurulmadan yalnızca önsel ilkelere dayanarak ortaya konulabileceğini ileri süren felsefe öğretisi. Rasyonalizm. Akılcı. Usa, ussal yargıya inanma, usa aykırı ya da usdışı hiç bir şeyi tanımama tutumu. bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneysel genellemeden değil, yalnızca ustan çıkarsanabileceğini savunan öğreti. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Doxie : Fikir. Fahişe. Metres. Dini görüşler.

Isms synonyms : divine right of kings, establishmentism, philosophical system, antiestablishmentarianism, religious doctrine, states' rights, theological doctrine, church doctrine, reincarnationism, nuclear deterrence, irridentism, philosophical doctrine, girondism, kabbalism, pacificism, secular humanism, establishmentarianism, ethicism, philosophical theory, contextualism, presentism, antiestablishmentism, doxy, belief, dynamism, utilitarianism, tenets, feminism, careers, doctrines, doxies, dogma, imitation.

Isms zıt anlamlı kelimeler, Isms kelime anlamı

Unbelief : İnançsızlık. İmansızlık.

Imitation : Taklit etme. Belli bir örneğe benzetilerek farklı bir marka adıyla üretilen mal veya eşya. Sahte. Yapay. Taklit. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Yansılama. İmitasyon. Uyma. Suni.

Pluralism : Çoğulculuk. Çokçuluk. Bir toplumsal yapıyı oluşturan eş ağırlıklı öğelerden her birinin yerine ve duruma göre öteki öğeleri ve tüm toplumsal yapıyı belirleyebileceği görüşü. Toplum yaşamında birbirine eşit ve birbirine indirgenemeyen birden çok ilkenin, alanın, gerçeklik biçiminin var olmasını savunan görüş. toplumbilimde: tarihin, olayların rastgele akışından başka birşey olmadığını, bu yüzden de toplumsal gelişimin nesnel yasalarının bulunup açıklanamıyacağını savunan tutum. Plüralizm. Pluralizm. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Birden fazla makamı olma (din). Çoğul olma. Çoğulluk.

Isms antonyms : internationalism, multiculturalism, formalism, nationalism, monism.