Şere nedir, Şere ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yara, yanık izi.

Şere ile ilgili Cümleler

  • O şerefsizliği bana yapamazsın!
  • Şerefe! İyi sağlığa!
  • Çok şerefli hissediyorum.
  • Şerefe!
  • Şerefsizmişsin ve şerefsiz kalacağını biliyorum.
  • Tom, fizik öğretmeni ve sizin gibi şerefsizlere yardım etmeyecek.
  • Şerefsizlik ve ahlaksızlıkta senin üstüne tanımıyorum.
  • O şerefsiz.
  • Şerefsizlikten önce ölüm!
  • Yakaladın mı o şerefsizi?
  • Bu şeref kime ait olacak?
  • Üç sene zarfında durumu ya düzeltirsin ya da şerefinle bulunduğun konumdan çekilirsin!
  • Şerefin kadar konuş desem, sonsuza dek susacak insanlar tanıyorum!

Şere ile ilgili Atasözü veya Deyim

şeref vermek : onurlandırmak, şereflendirmek.

şerefe (veya şerefinize) : içki içilirken kadeh kaldırarak karşısındakine değer verildiğini belirtmek için söylenen söz, sağlığına veya sağlığınıza.

şerefyap olmak : onur kazanmak.

Şere kısaca anlamı, tanımı

Şerefe : Minarenin gövdesini çepeçevre dolaşan, korkuluklu, ezan okunan yer. (Mimarlık) Minarelerde petek ile gövde arasında, çevresi korkuluklu, ezan okunan yer. a. bk. Külah, petek, minare gövdesi, pabuç, minare kürsüsü

Şerefhan : Büyük, ulu, üstün hükümdar.

Şerefin : Bir yaşından küçük horoz.

Şerefköy : Muğla ilinde, Yatağan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

 

Şereflendirilme : Şereflendirilmek durumu.

Şereflendirilmek : Şereflendirme işi yapılmak.

Şerefler : Muğla şehrinde, Dalaman ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Şereflidavutlu : Ankara ilinde, Şereflikoçhisar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Şerefligöközü : Ankara şehrinde, Haymana ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Şerefnaz : Büyük, ulu, üstün ve nazlı kimse.

Şerefnur : Büyük, ulu, üstün ve güzel kimse.

Şerefoğlu : Kahramanmaraş ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Şefaatli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Şerefsungur : Kocaeli ilinde, Akçaova nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Şerekerim : Eğilimli.

Şeremet : Çalışkan, becerikli, eli çabuk, çevik. İvecen, tez canlı. Coşku, heyecan: Şeremet bastırdı beni. Çalışkan, becerikli, eli çabuk kimse. Manisa şehrinde, Kula belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Şeremetler : Balıkesir ili, Kepsut ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Şeremetli : Çalışkan, becerikli, eli çabuk, çevik.

Şeren : Arapça kökenli şer'an: şer'an; İslam dini bakımından. Çevik, tez canlı.

Şerevaz : İçinde üzüm ezilen tekne.

Şerevle : Ekin bağlamı, tutam.

Şeref : Başkasının, birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur. Toplumca benimsenmiş iyi şöhret.

Şeref kıtası : Devlet başkanlarının, yüksek aşamada devlet adamları ve kumandanlarının karşılanma ve uğurlanmalarında hazır bulunan tören kıtası.

Şeref konuğu : Bir toplantı, davet, balo vb.ne çağrılan konuklar arasında kendisine ayrıcalık tanınan, en çok değer ve önem verilen kişi, şeref misafiri.

 

Şeref locası : Tiyatro, sinema vb. yerlerde şeref konuklarına ayrılan özel loca.

Şeref misafiri : Şeref konuğu.

Şeref salonu : Havaalanı, saray vb. büyük yapılarda kral, başkan gibi kişilerin oturdukları veya önemli törenlerin, karşılamaların yapıldığı yer.

Şeref sözü : Namus sözü.

Şeref tribünü : Stadyum, hipodrom vb. açık seyir yerlerinde devlet başkanlarına, yüksek makamlardaki devlet adamlarına, komutanlara ve kulüp yöneticileri ile diğer yetkili kişilere ayrılmış özel koltuklu bölüm.

Şeref üyesi : Onur üyesi.

Şeref yeri : Bir toplantıda, özel saygı gösterilen kimse için ayrılmış yer.

Şerefiye : Bir yer bayındır duruma getirildiğinde çevrede bulunan mülklerin değeri arttığından, sahiplerinden belediyece alınan para. Kooperatiflerde üst katlardaki evlerin veya caddeye bakan evlerin sahiplerinden alınan fazla ücret.

Şereflendirme : Şereflendirmek işi, onurlandırma.

Şereflendirmek : Kendisine saygı duyulan bir kimse, bir yere gelerek oradakileri mutlu etmek, onurlandırmak.

Şereflenme : Şereflenmek işi, onurlanma, teşerrüf.

Şereflenmek : Onurlanmak, teşerrüf etmek.

Şerefli : Onurlu.

Şereflikoçhisar : Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

Şereflilik : Şerefli olma durumu.

Şerefsiz : Şereften yoksun olan, onursuz.

Şerefsizlik : Şerefsiz olma, şerefini koruyamama durumu, onursuzluk.

Şerefyap : Şeref kazanan (kimse).

Diğer dillerde Şerbetçiotu yağı anlamı nedir?

İngilizce'de Şerbetçiotu yağı ne demek ? : hop oil