Cheers türkçesi Cheers nedir

Cheers ile ilgili cümleler

English: The astronauts were greeted by their enthusiastic cheers and applause.
Turkish: Astronotlar kendi coşkulu tezahüratları ve alkışlarlarıyla karşılandı.

English: His arrival was greeted with cheers.
Turkish: Onun gelişi sevinçle karşılandı.

English: Cheers! Good health!
Turkish: Şerefe! İyi sağlığa!

English: Cheers!
Turkish: Şerefe!

English: The rain cheers me up.
Turkish: Yağmur beni neşelendirir.

Cheers ingilizcede ne demek, Cheers nerede nasıl kullanılır?

Ringing cheers : Coşkulu tezahürat.

Three cheers : Eveet!. Yeah!. Üç kere hurra!. Yaşasın!.

Cheer leader : Tezahürat yaptıran kimse. Ponpon kız. Amigo kızı. Amigo.

Cheer on : Tezahürat yapmak. Yüreklendirmek. Alkışla cesaret vermek. Alkışlamak. Teşvik etmek. Desteklemek.

Cheer pheasant : Ana vatanı batı pakistan'dan nepal'e kadar uzanan, 1220-3050m arasında açık arazilerde, otlu tepelerde ve seyrek ormanlık arazilerde yaşayan, dişi ve erkek birbirlerine benzeyen fakat erkeğin göğüs tüyleri beyaz etrafı siyah kontörlü, buna karşın dişinin göğüs tüyleri siyah etrafı beyaz kontörlü olan, üreme yaşı bir yaş, 15 nisandan sonra yumurtlamaya başlayan, yıllık yumurta sayısı 18-24 adet, kuluçka süresi 26 gün olan sülün ırkı. Neşeli sülün.

 

Cheered him up : Onu mutlu eden. Onu rahatlatan. Onu cesaretlendiren.

Cheered : Ferahlamak. Avutmak. Neşelendirmek. Alkışlamak. Teselli etmek. Neşeli sesler çıkarmak. Teşvik etmek. Keyiflendirmek. Sevinçle bağırmak.

Be of good cheer : Keyifli olmak. Cesur ol. Metin ol. Müsterih olmak.

Cheer up : Avutmak. Neşelendirmek. Şenlenmek. Sevindirmek. Keyiflenmek. Morali düzelmek. Ferahlamak. Teselli etmek. Moral vermek. Neşelenmek.

Cheered up : Cesaretlendiren. Rahatlatan. Mutlu eden.

İngilizce Cheers Türkçe anlamı, Cheers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cheers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bully : Gözünü korkutmak. Zorba. (birisini) sindirmek. Kabadayılık etmek. Dayılanmak. Aferin. Zulmetmek. Sataşmak. Zorlamak.

Feature : Önemli bir öğesi olmak. Rol almak. Özellik taşımak. Ön plana çıkarmak. -e ağırlık vermek. Belirtmek. Önem vermek. Karakterize etmek. Başrolde oynatmak. Bir şeyde önemli bir rolü olmak.

Salvo : Selam topu. Bahane. Alkış tufanı. Yaylım ateşi. Top atışı ile selamlama. Topçu bombardımanı. Baştan savma. Kaçamak. Bombardıman. Alkış yağmuru.

Thank you : Teşekkür ederim. Ellerine sağlık. Eline sağlık. Ellerin dert görmesin. Ayağınıza sağlık. Sağ olun. Sağol. Sağ ol. Sefa bulduk.

Thanks : Eksik olma. Şükran. Sağ ol. Şükür. Teşekkür ederim. Sağol. Teşekkür.

Banzai : Allah uzun ömür versin.

Skoal : İyi şağlığa! (kadeh tokuştururken söylenen). Şerefe!.

Whoopee : Şamata. Alem.

Acknowledgments : Alındığını bildirme. Tanıma. Borcun kabulü. Teşekkür. Kabul. Alındı. Onay.

 

Thanks a bunch : Çok teşekkürler.

Cheers synonyms : buccal artery, musculus buccinator, human face, buccinator muscle, cheerio, attaboy, thx, bottoms up, huzza, way to go, skoals, cheek muscle, hooray, well done, bravo, chin chin, face, tnx, hurrah, arteria buccalis, commendation, special thanks, hurray, bully for you, skoaling, lineament, approval.

Cheers zıt anlamlı kelimeler, Cheers kelime anlamı

Disapproval : Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Ayıplama. Kabul etmeme. Doğru bulmama. Hoşnutsuzluk. Kınama. Reddetme. Beğenmeme.

Depressing : Bunaltıcı. Kasvetli. Can sıkan. İç karartıcı. Moral bozucu. Hüzünlü. Acıklı. Kasvet verici. Üzücü. Düşürme etkisi yapma.