Abater türkçesi Abater nedir

  • İndirgen veya redüktör.
  • Küçülten kimse.
  • Azaltan kimse.

Abater ingilizcede ne demek, Abater nerede nasıl kullanılır?

Abaters : Küçülten kimse. Azaltan kimse. İndirgen veya redüktör.

Abate : Hafiflemek. Azaltmak. Çekilmek. Yatıştırmak. Dindirmek. Hafifletmek. İndirmek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Azalmak. Dinmek.

Abated : Kısılmış. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Yatıştırmak. Azaltmak. Azaltılmış. Hafiflemek. Dindirmek. Azalmak.

Abatement : Boyut ufalması. İptal (hukuk terimi). Azalış. Hafifleme. İndirme. Azaltma. Azaltılma. İptal. Fütur. Yürürlükten kaldırma.

Abatement of action : Davanın usulden düşmesi. Davanın düşmesi.

Abatis : Ağaç barikat. Barikat (ağaç). Barikat. Dikenli tel engeli. Ağaç engeli. Barikat ağaç.

Abat jour : Tepe penceresi. Pancur. Abajur.

Abatises : Barikat. Barikat ağaç. Barikat (ağaç). Ağaç barikat. Ağaç engeli. Dikenli tel engeli.

Abating : Azalmak. Dindirmek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Hafiflemek. Yatıştırma. Dindirme. Azaltmak. Hafifleme. Yatıştırmak. Azalma.

Abatable : İndirilebilir. Sayısı düşürülebilir. İndirgenebilir. Azaltılabilir.

İngilizce Abater Türkçe anlamı, Abater eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Abater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spring water : Doğal bir biçimde yeryüzüne çıkan yer altı suyu, kaynak suyu. Madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Maden. Kaynak suyu. Memba suyu. Kaynak-memba suyu. Bir kaynaktan çıkan yeraltı suyu. Pınar suyu. Yer altındaki jeolojik özelliklere bağlı olarak, doğal veya yapay bir biçimde yerin üstüne yükselen sular.

Soft water : Bir litresinde 9 miligramdan az kalsiyum karbonat bulunduran su. Yağmur ve karsuyu gibi, içinde kalsiyum ve magnezyum tuzları olmayan ya da görece az olan su. Az kireçli su. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Su içersindeki çözünmüş tuz miktarının çok az olması. Tatlı su. Yumuşak su. Genel olarak kalsiyum ve magnezyum tuzları bakımından fakir olan su. Fransız sertlik derecesi 7–14 arasında olan su, tatlı su. Aktaşsız su.

Snowflake : Kuşbaşı kar. Arizona eyaletinde şehir. Lapa kar. İri kar tanesi. Kar taneciği. Kar tanesi. Kartanesi. Karçiçeği. Karkuşu.

Freshwater : Tatlı suda yaşayan. Taşra. Göller, suni göller, lagünler, baraj gölleri, bentler, regülatörler, kanallar, arklar, akarsular, mansaplar, üretme ve yetiştirme yerleri. İç sular. Tuzluluğu %0,05’ten az olan sular. Denize alışkın olmayan. Tatlı suya ait. Tatlısu. Tatlısuda yaşayan. Tatlı su.

Brine : Deniz suyu. Tuzlu su. Peynir, et, balık, turşu, asma yaprağı vb. yiyeceklerin, bozulmaması için içinde tutuldukları tuzlu su. tuzlu su içinde tutulmuş yiyecek. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Deniz. Turşu suyu. Balık, et, peynir, sebze, asma yaprağı gibi çeşitli yiyeceklerin bozulmaması ve muhafaza sürelerinin uzatılması için tuzlu suda tutulması işlemi. Salamura suyu. Okyanus. Salamura.

 

Subsequently : Sonradan. Daha sonra. Akabinde. Arkadan. Sonra. Bilahare.

Tap water : Musluk veya şebeke suyu. Kullanma suyu. Musluk suyu. Çeşme. Şebeke suyu. Çeşme suyu. Kullanım suyu.

Ice crystal : Buz kristali. Minik buz parçası.

Hydrogen : Hidrojen.

Abater synonyms : body of water, frost mist, snow mist, bath water, frost snow, poudrin, h2o, atomic number 1, diamond dust, ice needle, atomic number 8, water of crystallisation, abaters, abbreviators, perspiration, sudor, afterwards, binary compound, shrinkers, sweat, shrinker, limewater, fresh water, abbreviator, distilled water, teardrop, hard water, o, afterward, water of crystallization, flake, bilge water, holy water.

Abater zıt anlamlı kelimeler, Abater kelime anlamı

Hard water : Sert su. Suyun içinde çözünmüş tuz miktarının yoğun olması. İçerisinde yüksek miktarlarda erimiş durumda kalsiyum ve magnezyum tuzları bulunduran su, acı su, su sertliği. Kalsiyum ve magnezyumun karbonat, bikarbonat, sülfat vb. tuzlarını içeren ve sabunla çözünmeyen bileşikler yaparak köpürmeyi önleyen su. Acı su. Bir litresinde 9 miligramdan fazla kalsiyum karbonat bulunduran su. Acısu. Yüksek konsantrasyon mineral ve kalsiyum içeren su. Kireçli su. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Soft water : Genel olarak kalsiyum ve magnezyum tuzları bakımından fakir olan su. Aktaşsız su. Az kireçli su. İçinde çok mineral bulunmayan musluk suyu. Su içersindeki çözünmüş tuz miktarının çok az olması. Tatlı su. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir litresinde 9 miligramdan az kalsiyum karbonat bulunduran su. Yağmur ve karsuyu gibi, içinde kalsiyum ve magnezyum tuzları olmayan ya da görece az olan su. Yumuşak su.

Saltwater : Tuzlu su (ile ilgili). Deniz. Tuzlu su. Deniz suyuna ait. Tuzlu suda yaşayan. Tuzlu suya ait. Tuzlu suya özgü.

Abater antonyms : orientalise, denationalise, odourise, deconcentrate, de iodinate, demulsify, de ionate, detransitivize, fresh water, decelerate, dissimilate, focus, personalise, occidentalise, complicate, tire, brighten, destabilize, better, wet, odorize, nationalize, transitivize, demythologize, stabilise, awaken, cool, stiffen, stabilize, depersonalise, assimilate, decrease, centralize, activate, deoxidise, desensitize, accelerate, decontaminate, occidentalize, worsen, orientalize, increase, beautify, decentralise, dirty, dehydrogenate, hydrogenate, personalize, clarify, emulsify, concentrate, magnetise, dry, deoxidize, qualify, invalidate, dehumanize, inactivate, sensitize, sharpen, sensitise, strengthen, scramble, inflate, empty, decentralize, enable, demilitarise, heat, dull, darken, demilitarize, discolor, thin, centralise, clutter, magnetize, naturalize, loosen, rejuvenate, destabilise, depersonalize, nationalise, cause to sleep, denationalize, unstring, weaken, demagnetise, fill, quieten, begin, clean, deflate, simplify, wrong, disable, discharge, validate, tune, denazify, demagnetize, denaturalize, unscramble, mythologize, order.

Abater ingilizce tanımı, definition of Abater

Abater kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, abates.