Abramak nedir, Abramak ne demek

Yerel Türkçe anlamı:

Zor durumdan kurtarmak.

İdare etmek, kullanmak: Ali reis iyi gemi abrar.

Becermek, hakkından gelmek, başarmak, üstesinden gelmek: Ali işini iyi abrıyor.

Korumak, muhafaza etmek, kollamak.

Yetişmek, büyümek, kendini koruyacak duruma gelmek, kurtarmak: Bu çocuk kendini abramış sayılır.

Bir şeye hâkim olmak.

Ancak yetmek, kâfi gelmek, idare etmek: Bu un bu suyu abramadı.

Becermek, başarmak.

Eksiği tamamlamak.

Abramak tanımı, anlamı:

Abra : Bir değiş tokuşta üste verilen şey. Angarya, yük. Dara. Denge.

Fırtınalı : Çok tartışmalı, çekişmeli, gürültülü, karışık. Çok rüzgârlı.

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Çekicilik. Gökyüzü. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Müzik parçalarında tür. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Çevreyi kuşatan boşluk. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Keyif, âlem. Esinti. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Tarz, üslup. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu.

 

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

Ustalık : Beceriklilik, el uzluğu, maharet. Usta olma durumu.

Yönetmek : Birinin bir konudaki etkinliğine, çalışmasına yön vermek, birini yönlendirmek. Bir kurum veya kuruluşun yasalara, kurallara ve belli şartlara uygun biçimde işlemesini sağlamak, idare etmek, tedvir etmek. Program ve oyunların yapımını, gerçekleşmesini sağlamak.

Başarmak : Bir işi istenilen bir biçimde bitirmek, muvaffak olmak.

Becermek : Irzına geçmek, kirletmek. Bir şeyi kullanılmaz duruma getirmek, bozmak, kirletmek. Güç görünen bir iş veya duruma çözüm bulmak, üstesinden gelmek. Birini öldürmek.

Ustalıkla : Kurnazca. Ustaca.

Bir : Eş, aynı, bir boyda. Aynı, benzer. Ancak, yalnız. Beraber. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Tek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sayıların ilki. Bir kez. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Sadece.