Acılı aşı nedir, Acılı aşı ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bulgur, şeker, erik kurusu ve ekşi ile yapılan bir yiyecek.
Acılı aşı anlamı, kısaca tanımı
Aşı : Birtakım hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda verilen, o hastalığın mikrobuyla hazırlanmış eriyik. Bu eriyiğin uygulanması. Bir ağacın dalı veya gövdesi üzerine, aynı familyanın daha iyi bir türünden alınan dal, göz, tomurcuk ve benzerleri parçaları kaynaştırma işi. Bu yolla eklenen parça. Aşılı (bitki). Eskimiş giysilere yapılan yama, yamalık. Eskiyen entarinin belden yukarısına geçirilen parça. Açık renkli sincap. Armut. Hayvana sürülen alınışı boya. Renkli badana toprağı. Bazı hastalıklara karşı bağışıklık sağlamak için vücuda enjekte edilen ölü ya da zayıf bakteri süspansiyonu. İnokulasyon. Bir ağacın gövdesi ya da dalına daha verimli olması için aşılanan aynı (otograft) ya da yakın bir türe ait (heterograft) bitki parçası. Canlı veya ölü mikroorganizmaların tamamı veya bir kısmından, bakteri toksinlerinden veya rekombinant DNA tekniğiyle hazırlanan ve organizmaya verildiğinde bağışık yanıtı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan madde. Organizmaya verildiğinde bağışık cevabı uyararak enfeksiyon hastalıklarından korunmayı sağlayan immünojen
Acılı : Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.
Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.
Bulgur : Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
Şeker : Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı. Şeker hastalığı. Sevimli, cana yakın ve güzel.
Bulgu : Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan, hekimin saptadığı işaret.
Ekşi : Sirke veya limon tadında olan. Bu tadı veren şey. Uygunsuz, yakışıksız. Limon. Üzümden yapılan biraz ekşi pekmez. Domates salçası. Ham petrol, nafta ve benzin de olduğu gibi fazla miktarda kükürt ve kükürt bileşikleri(merkaptan veya hidrojen sülfür gibi) içerme durumu. Sirke(asetik asit), limon(sitrik asit) gibi besinlerdeki temel tat.
Şeke : Üzüm suyunun pekmez toprağı ile kestirilerek, leğende biraz kaynatıldıktan ve süzüldükten sonraki durumu.
Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
Erik : Gülgillerden, beyaz çiçekli bir ağaç (Prunus domestica). Bu ağacın kabuğu ince, çeşitli renklerde, mayhoş veya tatlı, eti sulu, tek ve sert çekirdekli yemişi.
Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.
Yiye : Zarar verici, obur (hayvan). Sahip. Eğe.
İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Diğer dillerde Acıklı oyun anlamı nedir?
İngilizce'de Acıklı oyun ne demek ? : melodrama

Bu kısımda Acılı aşı nedir? Acılı aşı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Acılı aşı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Acılı aşı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.