Admission fee türkçesi Admission fee nedir

Admission fee ile ilgili cümleler

English: You must pay the admission fee here.
Turkish: Buraya giriş ücreti ödemelisiniz.

English: What's the admission fee?
Turkish: Giriş ücreti nedir?

English: There is no admission fee for children under five.
Turkish: 5 yaş altı çocuklar için giriş ücreti yoktur.

Admission fee ingilizcede ne demek, Admission fee nerede nasıl kullanılır?

Admission : Emme. İçeri alma. İkrar. Girme. Giriş ücreti. Giriş. Emme (mühendislik terimi). Kabul. Katılma. İtiraf.

Fee : Duhuliye. Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi. Görümlük. Giriş ücreti. Tımar. Ücretini vermek. Fiyat. Vizite. İktisat, sinema, televizyon, tarih, ekonomi alanlarında kullanılır. Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para.

Admission fees : Giriş aidatları. Giriş ücretleri. Belli bir yere girmek için ödenen ücret.

Admission cam : Emme kamı. Giriş kamı.

Admission camshaft : Emme kam mili.

Admission channel : Besleme kanalı.

İngilizce Admission fee Türkçe anlamı, Admission fee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Admission fee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Feeing : Tımar. Fiyat. Ücret. Harç. Ücretini vermek. Bahşiş vermek. Ödemek. Vizite. Ücretli olarak tutmak.

Fee : Mirasla edinilen mülk. Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Görümlük. Fiyat. Ödemek. Yapılan iş karşılığı çalışanlara ödenen para. İktisat, sinema, televizyon, tarih, ekonomi alanlarında kullanılır. Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi.

Admission : Teslim. Girme. Emme. Giriş izni. Emme (mühendislik terimi). Giriş. Kabul. İtiraf. İçeri alma.

Admissions : Katılma. Kabul. Giriş. Girme. Giriş izni. İtiraf. Emme (mühendislik terimi).

Entrance : Giriş. Giriş yeri. Antre. Yabancı ülkelerden gelen kişilerin ya da malların, gümrük sınırını geçerek yurda girişi, a. bk. mal girişi. Sahneye çıkma. Mest etmek. Kendinden geçirmek. Oyuncunun sahneye girişi. tiyatro girişi. İlgi uyandırmak.

Entry fee : Ücretli giriş. Kayıt vergini. Kayıt ücreti.

Admittances : Alım. Admitans. Giriş izni. Giriş hakkı. Empedans evrik değeri. Giriş. Kabul.

Entrances : Kapı. Hayran bırakmak. Antre. Kendinden geçirmek. Girme. Başlangıç. İlgi uyandırmak. Atılma. Büyülemek.

Admittance : Giriş. Empedans evrik değeri. Giriş izni. Geçirgenlik. İç direncin karşıtı. (iç direnç ne denli güçsüzse geçirgenlik o denli çoktur; geçirgenliğin çokluğu oranında da devre, akımı daha kolay geçirir. iç direnç ile geçirgenlik karşıt olduklarından, geçirgenlik birimi de "ohm" sözcüğünün ters yazılışı olan "mho" ile belirtilir). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Admitans. Kabul. Giriş hakkı.

Entrance fee : Ücretli giriş. Bir tiyatroya giriş için ödenen ücret. Girmelik. Üyelik aidatı. Giriş aidatı.

Admission fee synonyms : cover charge, admission charge.