Adnan nedir, Adnan ne demek

Adnan; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Adnan isminin anlamı, Adnan ne demek:

Bir yere yerleşip ikamet eden, mukim. Adnan ismi; Arapça kökenli olup bir Erkek ismidir.

Adnan hakkında bilgiler

Adnan (Arapça: عدنان), kuzey, batı ve orta-batı Arap yarımadasında yaşayan Arapların geleneksel ecdadı. Buna karşın, güney ve güneydoğu Arabistan Arapları Kahtan soyundan gelirler. Adnan'ın nesebi İbrahim Peygamber'in oğlu İsmail Peygamber'e dayanır. Adnaniler "Araplaşmış" Araplardır (el-Arab el-Musta'riba).

Adnan anlamı, kısaca tanımı

Adna : Perşembe. Cuma

Geleneksel : Geleneğe dayanan, gelenekle ilgili olan, ananevi, tradisyonel.

Peygamber : İnsanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, yalavaç, elçi.

Arabistan : Yumurtalı ıspanak ve kıymalı yumurta yemeklerine verilen ad.

Güneydoğu : Güneyle doğu arasındaki yön.

Yarımada : Yalnız bir yanından ana karaya bağlı, öbür yanları suyla çevrili kara parçası.

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

İbrahim : İnananların, halkların babası.

 

Arabist : Arap dili ve edebiyatıyla uğraşan kimse.

Karşın : Bir şeyin gerekenin veya mantığın tersine olarak yapıldığını anlatan bir söz, rağmen.

Arapça : Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi. Bu dille yazılmış olan.

İsmail : Tanrı'yı işiten. Kutsal kitaplarda adı geçen, İbrahim Peygamberin oğlu olan İbrani peygamberi. Erzurum kenti, Hınıs ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Arabis : Kantoda doğu giysileriyle yapılan dans.

İkamet : Bir yerde oturma, eğleşme.

Kahta : [Bakınız: kak (VI)]. Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Bir bütünün yarısı olan miktar.

Kuzey : Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı. Yıldız. Bulunduğu noktaya göre kuzeyde kalan yer.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Mukim : Bir yerde, bir evde oturan, eğleşen, ikamet eden.

Diğer dillerde Adminikulum anlamı nedir?

İngilizce'de Adminikulum ne demek ? : adminiculum