Advisees türkçesi Advisees nedir
- (eğitim) bir grup öğrenci arasından ders seçiminde yardımcı olması için fakülte öğrenci danışmanı olarak göreve getirilmiş olan öğrenci.
- Tavsiye alan.
- Danışan.
- Tavsiye alana kişi.
Advisees ingilizcede ne demek, Advisees nerede nasıl kullanılır?
Advisee : Tavsiye alan. Tavsiye alana kişi. (eğitim) bir grup öğrenci arasından ders seçiminde yardımcı olması için fakülte öğrenci danışmanı olarak göreve getirilmiş olan öğrenci. Danışan.
Advise against : Karşı uyarmak. Uyarmak. Karşı ikaz etmek.
Advise on : Nasihat çekmek. Öğüt vermek. Tembih etmek. Öğütte bulunmak. Öğütlemek.
Advise somebody of something : Uyarmak.
Advise with : Akıl sormak. Danışmak.
Be advised : Emin olmak.
Advisedness : Mantıklı düşünme. Tavsiye etme niteliği. Göz önünde tutma.
Advise : Fikir vermek. Nasihat etmek. Uyarmak. Tavsiyede bulunmak. Öğütlemek. Salık vermek. Akıl vermek. Haber vermek. Bilgilendirmek. Bildirmek.
Advisedly : Taammüden. İyice düşünerek. Tartıp biçerek. Düşünüp taşınarak. Bile bile. Tedbirli olarak. Akıllıca. Kasten. İyice düşünüp.
Advisers : Akıl hocası. Müşavir. Danışman öğretmen. Danışman.
İngilizce Advisees Türkçe anlamı, Advisees eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Advisees ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Discourage : Vazgeçirmek. Mücadele gücünü kırmak. Korkutmak. Gözünü korkutmak. Caydırmak. Kandırmak. Umudunu köreltmek. Yıldırmak. Cesaretini kırmak. Engellemek.
Give notice : İhbar etmek. Bildirmek. Uyarmak. Tebligat vermek. Önceden haber vermek. İhtar çekmek. Haber vermek.
Apprise : Bilgi vermek. Bildirmek. Haber vermek. Söylemek. Haberdar etmek.
Talk over : Bahsetmek. Görüşmek. Hakkında konuşmak. Üstünde konuşmak. Anlaşılmaz konuşmak. Ele almak. Tartışmak.
Rede : Nasihat. Masal. Tertip. Tefsir. Anlatmak. Öğüt. Kıssa. Tavsiye. Deyim. Hikaye.
Tip : Uyarmak. Eğilmek. Bağış. Etkilemek. Uç. Ucuna bir şey takmak. Bahşiş vermek. Bir iş görene hakkından ayrı olarak verilen para. Boşaltmak (eğip). Devirmek.
Urge : Zorlamak. Teşvik etmek. Israrla tavsiye etmek. Kışkırtmak. Sevketmek. Sıkıştırmek. Kaynağı duygulanım olan ve bilinçle herhangi bir ilişkisi bulunmayan güçlü neden ya da güdü. insanı eyleme iten eğilim, ilgi ya da herhangi bir duygu. Sevk etmek. Dürtü.
Inform : Haber vermek. Haberdar etmek. Fitnelemek. Malumat vermek. Bilgilendirmek. Bilgilendirme yapmak. Bildirmek. İhbar etmek. Bilgi vermek.
Counselee : Tavsiye veya öğüt alan kimse.
Advisees synonyms : hash out, advisee, press, misguide, warn, consult, propound, tip off, counsel, contraindicate, discuss, urge on, misadvise, notify, send word, admonish, apprize, exhort, deter, dissuade, monish.
Advisees zıt anlamlı kelimeler, Advisees kelime anlamı
Indicate : Bildirmek. Gerektirmek. Belirtisi olmak. Göstermek. İndike etmek. İşaret etmek. Çıtlatmak. Belirtmek. Delalet etmek.
Persuade : İkna etmek. İnandırmak. Razı etmek. Kandırmak. Laf anlatmak. Aklını çelmek. Kafalamak. Söz anlatmak.
Ill advised : Düşüncesiz. Mantıksız. Tedbirsiz. İhtiyatsız. Akılsız.
Advisees antonyms : foolish.

Bu kısımda Advisees kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Advisees ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Advisees anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Advisees ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.