Advise against türkçesi Advise against nedir

  • Karşı uyarmak.
  • Uyarmak.
  • Karşı ikaz etmek.

Advise against ile ilgili cümleler

English: You can do that if you want, but I'd advise against it.
Turkish: İstersen onu yapabilirsin ama ona karşı uyarıyorum.

Advise against ingilizcede ne demek, Advise against nerede nasıl kullanılır?

Advise : Bilgilendirmek. Salık vermek. Bildirmek. Öğütlemek. Nasihat etmek. Haber vermek. Öğüt vermek. Tavsiyede bulunmak. Tavsiye etmek. Danışmak.

Against : Kontra. Dayalı. Muhalif. -e doğru. Mukabilinde. -e karşı. Aykırı. -e değecek şekilde. Aleyhinde. Karşısında.

Advise on : Tembih etmek. Öğütlemek. Öğüt vermek. Öğütte bulunmak. Nasihat çekmek.

Advise somebody of something : Uyarmak.

Advise with : Danışmak. Akıl sormak.

Advised : Düşünceli. Tavsiye edilmiş. Tavsiye edilen. İyice düşünülmüş. Tedbirli.

İngilizce Advise against Türkçe anlamı, Advise against eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Advise against ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apprised of : Bir konuda bilgili. Haberdar edilmiş. Bir sır ortağı. Uyarılmış. Bildirilmiş.

Alarm : Alarm. Heyecan sinyali. Korkutmak. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Tehlikeyi bildirmek. Dehşete düşürmek. Tehlike işareti. Uyarı. Tehlikeden haberdar etmek. Air-launched anti-radiation missile (havada atılan antiradyasyon füzesi).

 

Advising : Nasihat etmek. Tavsiye eden. Öğüt vermek. Tavsiye etmek. Haber vermek. Fikir vermek. Öğütlemek. Bildirmek. Tavsiye etme.

Admonishing : Azarlamak. Tembih etmek. Kulağını çekmek. Kulağını bükmek. Nasihat etmek. Nasihat vermek. Öğüt vermek. İhtar vermek. İhtar etmek.

Alert : Ayık kalmak. İkaz etmek. Açıkgöz. Hazır olmak. Dikkatli. Alarm. Heyecan sinyali. Tehlikeye karşı uyarı. Alarm vermek.

Admonishes : İhtar etmek. Nasihat vermek. Azarlamak. Kulağını bükmek. İhtar vermek. Kulağını çekmek. Tembih etmek. Öğüt vermek. Nasihat etmek.

Admonish : İhtar etmek. Tembih etmek. Azarlamak. Kulağını bükmek. Hafiçe azarlamak. Öğüt vermek. İhtar vermek. Nasihat vermek. Kulağını çekmek.

Alerts : Gözünü açmak. Alarma geçirmek.

Alerting : Alarma geçirmek. Gözünü açmak. Uyarma.

Alerted : Alarma geçirmek. Gözünü açmak. Alarma geçirilmiş.

Advise against synonyms : advise somebody of something, advises, advise, alert to, admonished.