Give notice türkçesi Give notice nedir

  • Bildirmek.
  • Tebligat vermek.
  • Önceden haber vermek.
  • İhtar çekmek.
  • Uyarmak.
  • İhbar etmek.
  • Haber vermek.

Give notice ingilizcede ne demek, Give notice nerede nasıl kullanılır?

Give : Armağan etmek. Uçlanmak. Esneklik. Doğruluğunu kabullenmek. Dogruluğunu kabullenmek. Eğilmek. Vermek. Tanımak. Gitmek. Bulaştırmak.

Notice : -e dikkat etmek. İhtar. İkaz. Bildirim. Süre (tanınan). Haber. İhbar. Dikkat. Uyarı. İlan.

Give notice of appeal : Temyize gitmek. Temyiz başvurusu yapmak.

Give notice of motion : Önerge vermek. Yasa teklifi sunmak.

Give a bad name : Adını kötüye çıkarmak. Ad takmak. Adını karalamak.

Give a beating : Dayak atmak. Sopa çekmek. Ayağının altına almak. Yenmek. Dövmek.

İngilizce Give notice Türkçe anlamı, Give notice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Give notice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foreran : Önde gitmek. Kehanette bulunmak. Belirtisi olmak. Tahmin etmek. Önceden göstermek. Önde koşmak. Önce gelmek.

Foretell : Geleceği haber vermek. Geleceğini haber vermek. Kehanette bulunmak. Kestirimde bulunmak. Önceden bildirmek. Önceden bilmek. Mek. Gaipten haber vermek.

Betide : Başına gelmek. Ortaya çıkmak. -e alamet olmak. Meydana gelmek. Olmak.

Betides : Ortaya çıkmak. Başına gelmek. Olmak. -e alamet olmak. Meydana gelmek.

 

Apprising : Söylemek. Haberdar etmek. Bilgi vermek.

Complained : Söylenmek. (sürekli) şikayet etmek. Sızıldanmak. Şikayet etmek. Dertlenmek. Şikayetçi olmak. Gık demek. Dava açmak. Yakınmak.

Dob : Bir kimseyi görevlilere ispiyonlamak (avustralya ve yeni zelanda argosu). Yaş. Gammazlamak.

Give warning : İkaz vermek. İkaz etmek. İhtar etmek. Feshini ihbar etmek.

Advertises : Duyurmak. Reklam yapmak. İlanla aramak. Reklam yayınlamak. Tanıtmak. Reklamını yapmak. İlan vermek. İlan etmek. Reklam etmek.

Apprised : Haberdar etmek. Söylemek. Bilgi vermek.

Give notice synonyms : foreruns, alert, betided, foreshown, acquaint, forebodes, fink on, advise somebody of something, apprises, delate, advises, alerted, apprised of, affirming, announce for, alert to, forewarn, apprizes, denounces, foreboded, forerun, announces, alarm, nark, affirm, blow the whistle on, complains, apprized, foretells, foreshowed, acquainting, forebode, alerts.