Foreran türkçesi Foreran nedir

  • Önce gelmek.
  • Önde koşmak.
  • Kehanette bulunmak.
  • Tahmin etmek.
  • Önceden haber vermek.
  • Belirtisi olmak.
  • Önceden göstermek.
  • Önde gitmek.

Foreran ingilizcede ne demek, Foreran nerede nasıl kullanılır?

Forereach : Aşmak. Geçmek. Suça karışmış veya suç işlemiş bir insanı bulup yakalamak.

Forerun : Belirtisi olmak. Önde gitmek. Önde koşmak. Haberci. Ata. Tahmin etmek. Müjdeci. Önceden göstermek. Cet. Önce gelmek.

Forerunner : Cet. Müjdeci. Mübeşşir. Haberci. Öncel. Ata. Önden gelen. Selef.

Forerunners : Müjdeci. Haberci. Cet. Ata.

Foreruns : Belirtisi olmak. Önde koşmak. Ata. Tahmin etmek. Kehanette bulunmak. Müjdeci. Haberci. Önce gelmek. Önceden göstermek. Önde gitmek.

Fore color : Önalan rengi. Ön renk.

Fore exercise : Bir kimsenin, ileride kendisine uygulanacak bir teste hazırlanmak için, özel olarak düzenlenmiş örnek test maddelerinden yararlanarak yaptığı ön çalışma. Önalıştırma.

Fore and aft sail : Yan yelkeni.

Fore brain : Omurgalı hayvanlarda embriyo gelişimi başlangıcında beynin ilk bölümü olup gelişme ilerledikçe içinde birinci ve ikinci beyin karıncıklarının yer aldığı, beyin yarım küreleri ile talamus ve hipotalamusu oluşturan yapı. prozensefalon. Ön beyin.

Fore pump : Hava boşaltma işleminde, başka emmeçlerden önce çalıştırılıp bir ön boşalım oluşturan emmeç. Önemmeç.

 

İngilizce Foreran Türkçe anlamı, Foreran eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foreran ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Divine : Gaipten haber vermek. İlahi. Kutsal. İçine doğmak. Tanrı'ya adanmış. Falcı. Hissetmek. Harika. Çok güzel.

Outside : Dış (taraf). Açık havada olan. Dışına. Dış kısım. Dışarısı. Dış görünüş. En fazla miktar. Dışında. Dıştan. Ötesine.

Foreshow : Tahminde bulunmak. Önceden söylemek. İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek.

Foregoes : Önceden gitmek. Bırakmak. Vazgeçmek.

Calculate : Hesap etmek. Hesap kitap yapmak. Güvenmek. Düşünüp taşınmak. Planlamak. Bel bağlamak. İhtimal vermek. Endazeye vurmak. Hesap yapmak.

Anticipate : Geleceği görmek. Önce davranmak. Önceden tahmin edip ona göre davranmak. -den önce davranmak. Söylenmeden yapmak. Görmek. Beklenti sahibi olmak. Beklenti içinde olmak.

Augur : -e alamet olmak. Önceden söylemek. Alamet olmak. Bir şeye alamet olmak. Bir işaret olmak (iyi veya kötü). Önceden bildirmek. Kahin. Fala bakarak haber vermek. İşareti olmak.

Divines : Hissetmek. Gaipten haber vermek. Sezmek. İçine doğmak. Kutsal. İlahi. Harikulade bulmak. Falcı.

Foretold : Önceden haber verilmiş. Mek. Gaipten haber vermek. Önceden belli.

Curiousness : İlgi. Her şeye burnu sokma. Meraklılık. Tuhaflık. Çok soru sorma.

Foreran synonyms : unnaturalised, unnaturalized, precedes, predated, foreruns, unfamiliarity, naturalized, foretelling, foretells, denounce, strangeness, forewarn, external, affeer, foreshown, abroad, forespeaking, alien, foreshowed, antedating, antedate, augurate, augured, foretell, approximates, bode, forewarns, antedated, approximated, international, precede, forebodes, forego.

 

Foreran zıt anlamlı kelimeler, Foreran kelime anlamı

National : Yurttaş. Uyruk. Bir ulusa ait veya ona özgü olan. Nasyonel. Vatandaş. Ulusal. Milli.

Domestic : Aile. Evcil. Oyuk olan veya oyuk sayılabilen şeylerin boşluğu. Yurt içi. Eve ait. Yerli. Hizmetçi. Aile ile ilgili. Evine bağlı. Kabukla meyvelerde kabuğun sardığı bölüm.

Familiarity : Alışkanlık. Yatkınlık. Teklifsizlik. Ülfet. Aşinalık. İçtenlik. Samimiyet. Laubalilik. İyi bilme.

Foreran antonyms : nativeness, native.