Afferent vessel türkçesi Afferent vessel nedir

  • Kanı organlara getiren damar, afferent damar.
  • Afferent damar.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Getirici damar.
  • Kanı organlara getiren damar. afferent damar.

Afferent vessel ingilizcede ne demek, Afferent vessel nerede nasıl kullanılır?

Afferent : Merkeze giden. Aferent. Herhangi bir sıvıyı veya duyuyu getiren yapı, afferent. Herhangi bir sıvıyı ya da duyguyu getiren yapı. afferent. Getirici sinir. Getirici. İçeri ileten. Getiren (sinir). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Merkeze ileten, getiren, getirici.

Vessel : Tonajı ve adı ne olursa olsun denizlerde ve iç sularda su ürünleri araştırmasında, istihsalinde, naklinde, işlenmesinde kullanılan kayık, sandal, yelkenli, şat, sal, mavna gibi vasıtalarla buharlı veya motorlu bilumum yüzer araçlar. Damar. Gemi. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar. böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 3.bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları.

Afferent arteriole : Böbrekte arteria interlobularis’ ten glomeruluslara giren kısa kan damarları. Afferent arteryol.

Afferent branchial arteries : Balıklarda solungaç kemeri boyunca uzanan ventral aortadan kanı alarak solungaç filamentleri içerisindeki kılcal sisteme gönderen damarlar. Getirici branşiyal arterler.

 

Afferent lymph vessel : Getirici lenf damarı. Lenf yumrusuna lenf sıvısı getiren damar, afferent lefatik damar.

Afferent lymphatic vessel : Afferent lenfatik damar. Getirici lenf damarı. Bir lenf bezine lenf getiren damar, afferent lenfatik damar. Getirici lenfatik damar.

İngilizce Afferent vessel Türkçe anlamı, Afferent vessel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Afferent vessel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Yerdomuzu. Borudişli.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

 

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Acacia : Arap zamkı. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Mimoza. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Afferent vessel synonyms : abacus bodies, abramis zone, a cell, a cells, aardvarks, abo blood groups system.