Afflux türkçesi Afflux nedir

Afflux ingilizcede ne demek, Afflux nerede nasıl kullanılır?

Affluxes : Kabarma. Kan toplanması. Akın. Akış. Kan hücumu. Akıntı.

Affluence : Zenginlik. Servet. Çokluk. Varlık. Bolluk. Mebzul. Refah. Varsıllık.

Affluent : Gürül gürül akan. Bol. Hali vakti yerinde. Gönençli. Bir nehrin ayağı. Refah içinde. Irmak ayağı. Çok. Varlıklı. Zengin.

Affluent society : Refah toplumu. Yüksek sosyete. Zengin toplum. Üst sınıflar. Elit tabaka.

Affluential : Zengin ve çok etkisi olan kişi. Zengin ve güçlü. Varlıklı.

Afflatus : Esin. Vahiy. İlham.

Afflicter : Sıkıntı veren kimse. Acı veren kimse. Eziyet eden kimse.

Afflict : Istırap vermek. Başına bela olmak. Acı vermek. Sıkıntı vermek. Eziyet etmek. Kaygı vermek. Sarsmak. Üzmek.

Affluently : Bolca. Verimli bir şekilde. Fazlaca.

Affluenza : Aşırı derecede olan maddecilik arzusu. Aşırı ve son derece maddi mal mülk isteğinin sonucu olan durum. Psikolojik aşırı zenginlik rahatsızlığı. Aşırı zenginlik hastalığı.

İngilizce Afflux Türkçe anlamı, Afflux eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Afflux ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foray : Yağmalamak. Atılım (riskli). Akın etmek. Basmak. Girme. Baskın. Yağma. Çapulculuk. Yağma etmek.

 

Deluged : Şiddetli yağmur. Büyük sel. Su basmak. Su baskını. Suya boğmak. Sel. Yağmuruna tutmak. Yağmur. Sel basmak.

Rate : Göreli hız. Layık olmak. Saymak. İki özdek arasında değer, beraberlik ve eşitliği bildiren ölçü. ürem oranı. Bk. vergi oranı. Sayılmak. Fiyat belirlemek. Kur. Azarlamak. Gözü ile bakmak.

Post : Posta ile göndermek. Direk. Posta. Vazifelendirmek. Sonra. Bildirmek. Sonrası. Sonraki. Postalamak. Bilgi vermek.

Exodus : Göç. Beni israilin mısırdan hicreti. Toplu göç. Çıkış. Eksodos. Toplu yola çıkma. Umumi çıkış. Mısır'dan çıkış.

Backwater : Bir barajın gerisinde biriken su. Durgun su. Su birikintisi. Birikinti su. Gelişmenin olmadığı yer. Tersine kürek çekmek. Siya etmek. Durgun yer. İlgisizlik.

Bind : Yasal olarak bağlamak. Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz. Usandırmak. Takyit etmek. Yan çapraz. Sarmak. Raptetmek. Yapıştırmak. Fazla sıkmak. Birleştirmek.

Driftiest : Sürüklenmeye özgü. Sürüklenmeyle oluşmuş. Akma. Sürüklenmeyle ilgili.

Efflux : Sızma. Akma. Dışarı akış. Atık su. Sızıntı. Dışarı sızma. Dışarı akma.

Forays : Girme. Atılım (riskli). Akın etmek. Baskın. Basmak. Çapulculuk. Yağma etmek. Yağma. Yağmalamak.

Afflux synonyms : hold fast, neutron flux, radiant flux, eruption, plaster, inflow, stamp, forayed, defluxion, drifty, congestions, currents, ebullitions, seal, creepage, creeping, circulation, flighting, buckling, attack, flights, creepages, foraying, effluence, effervescing, chute, effluent, flighted, circulations, affluxes, flood, bond, effervescence.

 

Afflux zıt anlamlı kelimeler, Afflux kelime anlamı

Detach : Özel görevlendirmek. Koparmak. Çıkmak. Çıkarmak. Kaldırmak. Kesip ayırmak. Sökmek. Ayırmak. Çözmek.

Afflux ingilizce tanımı, definition of Afflux

Afflux kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which flows to. A flowing towards. As, an afflux of blood to the head.