African elephant türkçesi African elephant nedir

  • Afrika fili.
  • Hortumlu memeliler (proboscidea) takımının, filgiller (elephantidae) familyasından, 3 m kadar yükseklikte, kulak kepçesi yelpaze gibi, afrika'da yaşayan bir tür.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

African elephant ile ilgili cümleler

English: African elephants have bigger ears than Asian elephants.
Turkish: Afrika fillerinin, Asya fillerinden daha büyük kulakları var.

English: African elephants are divided into two different species: savannah and forest elephants.
Turkish: Afrika filleri savana ve orman filleri olmak üzere iki farklı türe ayrılır.

English: The African elephant is the largest land mammal on earth.
Turkish: Afrika fili yeryüzünde en büyük kara memelisi.

English: The African elephant has bigger ears than the Asian elephant.
Turkish: Afrika filinin, Asya filinden daha büyük kulağı var.

African elephant ingilizcede ne demek, African elephant nerede nasıl kullanılır?

African : Afrikalı. Afrikaanca. Afrika’da özellikle sahra’nın güneyinde görülen, ergin sinekleri sarı esmer-kırmızımsı veya esmer renkte, 6-12 mm büyüklükte, genellikle kulübelerin ve verandaların tavanında bulunan günboyu seyrek olarak uçmalarına rağmen, sabahları ve ikindi vakti etkin olan, larvaları insan ve hayvanlarda deri miyazisine neden olan sinek türü, cordylobia anthropophaga. Afrika'ya özgü. Zenci. Cordylobia anthropophaga. Tumbu sineği. Afrika. Afrika ile ilgili.

 

Elephant : Fil.

African american : Afrikalı amerikalı. Zenci amerikalı.

African art : Afrika sanatı. Afrika ülkelerinde oturanlar ve afrika kültürü üyeleri tarafından yaratılan sanat çalışması.

African assocation of central banks : Afrika ülkeleri merkez bankaları arasında para, bankacılık ve maliye alanlarında işbirliğini geliştirmek amacıyla 1968 yılında oluşturulmuş kuruluş. Afrika merkez bankaları birliği.

African coast fever : Doğu sahil humması. Afrika sahil ateşi.

İngilizce African elephant Türkçe anlamı, African elephant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak African elephant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Acacia : Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya sakızı. Mimoza.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardvark : Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yer domuzu.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

African elephant synonyms : a protein, aardvarks, abramis zone, abductor muscle, abo blood groups system, a cells.