Against the rules türkçesi Against the rules nedir

  • Kurallara aykırı.
  • Prensiplere aykırı.

Against the rules ile ilgili cümleler

English: It's against the rules.
Turkish: Bu kurallara aykırıdır.

English: That's against the rules.
Turkish: Bu yasalara aykırıdır.

English: You should not go against the rules.
Turkish: Kurallara karşı gelmemelisin.

Against the rules ingilizcede ne demek, Against the rules nerede nasıl kullanılır?

Against : Aleyhinde. -e aykırı. Aykırı. Ters olarak. Mukabilinde. Karşı. -e zıt yönde. Kontra. Muhalif. -e doğru.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.

Rules : Yönetmelik. Kurallar. İçtüzük. Esaslar. Mevzuat. Tüzük. Töre.

Against the current : Toplum kurallarına uymayan. Bireysel. Akıntıya karşı (su, elektrik, hava, vs.). Akış yukarı. Kabul edilir davranışın aksine.

Against the grain : Tersine. Kişiliğine aykırı. Doğasına aykırı. İsteksizce. Geleneklere aykırı. Hoşa gitmeyen. Topluma aykırı.

Against the wind : Rüzgarın estiği yönün aksine. Rüzgara karşı.

Banged his head against the wall : Kafasının dikine duvara daldı. Kafa üstü duvara daldı. Başını duvara çarptı.

 

Averting against the oral evil eye : Sözlü gözdeğmesinden korunma. Canlı ya da cansız nesneleri, özel yöntemlerle söylenen dinsel ve büyüsel sözler yardımıyla gözdeğemesinden koruma, bk. gözdeğme.

[#faul Fault hadding against the dip] : Düzlemi, katmanların yatımı yönünde eğimli olan kırık. Uygun kırık.

Against the sun : Güneş karşısında olarak. Saat yönünün aksine. Saat yönünün tersine.

İngilizce Against the rules Türkçe anlamı, Against the rules eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Against the rules ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fouler : Çirkin. İğrenç. Kirletmek. Karışmış. Pis. Kokuşmuş. Pisletmek. Kaba. Fena. Tıkanmış.

Foulest : Fena. Kurallara aykırı hareket. Hain. Karıştırmak. Kokuşmuş. İğrenç. Bindirmek (gemi). Faul. Dolaşık.

Foul : Bulaştırmak. Tıkanmış. Bozuk. Kurallara aykırı hareket. Çirkin. Kaba. Hain. Bindirmek (gemi). Sapkı. Ağır.

Bastard : Sahte. Alışılmamış. Taklit. Çizgi dışı. Adam. Fırlama. Adi herif. İt. Teres. Yasa dışı.