Faul nedir, Faul ne demek

Faul; bir spor terimidir. kökeni ingilizce dilinden gelmektedir.

  • Karşılaşmalarda rakip oyuncuya yapılmış olan kural dışı hareket.
  • Genel kurallara uygun olmayan, hoşa gitmeyen hareket, duruş vb

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: sapkı]

Faul anlamı, kısaca tanımı:

Faullü : Faulü olan, faul yapmış olan. Faul yaparak.

Faulsüz : Faulü olmayan, faul yapmayan. Faul yapmadan.

Karşılaşma : Karşılaşmak işi. İki sporcu veya iki takım arasında, karşılıklı olarak kazanmak amacıyla yapılmış olan yarışma, maç.

Rakip : Herhangi bir işte, bir yarışta, birbirini geçmeye çalışan, aynı şeyi elde etmeye uğraşan kimse.

Oyuncu : Oyunu seven. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Düzenci, hileci. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Herhangi bir oyunda oynayan kimse.

Kural : Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.

Hareket : Deprem. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Yola çıkma. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Davranış, tutum. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Devinim.

 

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.

Uygun : Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Faul ile ilgili Cümleler

  • Hakem oyunu faul olarak nitelendirdi.
  • Konferansçı genel olarak Amerikan edebiyatı ve özellikle Faulkner hakkında konuştu.
  • O asla faullü oynamayacak.

Diğer dillerde Faul anlamı nedir?

İngilizce'de Faul ne demek? : adj. laggard, lazy, idle, sluggish; decayed, putrid, decomposed, rotten, spoiled, stale, outworn; worthless, insignificant, contemptible, vile

adv. heedlessly, negligently, idly, lazily, inactively, indolently, sluggishly, slothfully; rottenly, badly

v. ruin, blight, cause to wither and die, decay, decompose, deteriorate, waste away

Fransızca'da Faul : faute [la], défaut [le]

Almanca'da Faul : n. Foul

adj. foul