Aggravated türkçesi Aggravated nedir
Aggravated ile ilgili cümleler
English: The long trip aggravated her injury.
Turkish: Uzun yolculuk onun yarasını ağırlaştırmış.
English: Ali currently faces charges of aggravated assault.
Turkish: Ali şu anda ağırlaştırılmış saldırı suçuyla yüz yüze.
English: He is suffering from an aggravated disease.
Turkish: O, ağır bir hastalıktan acı çekiyor.
Aggravated ingilizcede ne demek, Aggravated nerede nasıl kullanılır?
Aggravated assault : Ciddi tecavüz. Şiddetli saldırı. Kötü niyetle yapılmış olan saldırı. Utanç verici saldırı.
Aggravated larceny : Ağır cezayı gerektiren hırsızlık. Ağır hırsızlık. Ağır hırsızlık suçu. Sirkat.
Be aggravated : Fenalaşmak.
Aggravate : Çileden çıkarmak. Sinir etmek. Sinirlendirmek. Kötüleştirmek. Kızdırmak. Azdırmak. Ağırlaştırmak. Ciddileştirmek. Kızıştırmak. Kışkırtmak.
Aggravates : Ağırlaştırmak. Çileden çıkarmak. Zorlaştırmak. Sinirlendirmek. Azıştırmak. Darıltmak. Kışkırtmak. Şiddetlendirmek. Azdırmak. Kızıştırmak.
Aggravation : Şiddetlendirme. Teşdid. Ağırlaştırma. Kötüleşme. Kızdırma. Fenalaşma. Çileden çıkarma. Kötüleştirme. Ciddileştirme.
Aggravatingly : Çileden çıkartacak şekilde. Şiddetlendirerek. Ağrır bir şekilde. Can sıkıcı bir biçimde. Rahatsız edici bir şekilde. Sinir bozucu bir halde.
Aggravation of damage : Hasarın şiddetini yükseltmek. Hasarın ağırlığı.
Aggravations : Kızdırma. Teşdid. Şiddetlendirme. Ağırlaştırma. Kötüleştirme. Çileden çıkarma. Fenalaşma. Kötüleşme. Ciddileştirme.
Aggravator : Şiddetlendiren şey. Kızdıran şey. Sinirlendiren kimse. Çileden çıkaran kişi veya şey.
İngilizce Aggravated Türkçe anlamı, Aggravated eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Aggravated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Boiling : Bir sıvının doygun buhar basıncının bulunduğu ortamın basıncına denk olduğu durumda, kabarcık oluşumuyla birlikte buhar evresine geçişi. Köpüren. Kaynar. Çok sıcak. Haşlama. Kaynayan. Kaynatan. Kaynama. Kavurucu.
Ardent : Parlak. Parlayan. Şevkli. Çabalı. Gayretli. Işıl ışıl. Coşkun. Coşkulu. Hevesli. Sıcak.
Crankier : Asabi. Laçka. Gevşek. Ufak tefek şeylere çabuk kızan. Ters. Huysuz. Tuhaf. Alıngan. Dengesi her an bozulabilir.
Intense : Son derece. Heyecanlı. Kuvvetli. Gergin. İstekli. Etkileyici. Aşırı. Çarpıcı. Keskin. Ateşli.
Burnings : Şiddetli. Fırınlama. Mühim. Büyük. Yakma. Yanan. Yakış. Yakıcı. Yanma.
Blackest : Morarmış. Kötü. Kara. Uğursuz. Pis. Karalayıcı. Siyah. Kasvetli. Koyu. Zenci.
Angriest : Kızmış. İltihaplı. Hiddetli. Kızarmış. Öfkeli. En sinirli. Fırtınalı. Hırslı.
Burning : Yakış. Hararetli. Önemli. Yakma. Yanma. Zehirlenmelerde zehrin saptanması için yapılacak analize uygun alınan örneklerin, ısıya dayanıklı pota gibi malzemeler içerisinde kül fırınında yakılması olayı. Fırınlama. Mühim. Yanan.
Cranky : Gevşek. Laçka. Dengesi her an bozulabilir. Huysuz. Alıngan. Tuhaf. Çabuk sinirlenen. Garip. Asabi.
Angry : Hiddetli. Gazaplı. Öfkeli. Kızmış. Kızarmış. Hırslı. İltihaplı. Dargın. Gücenik.
Aggravated synonyms : choleric, blistering, discomposedly, crankiest, blacker, black, backslidden, baking, bristlier, provoked, crotchety, apoplectic, bristliest, angrier, angry with, bugged, bakings, bristly, apoplectical, annoyed.
Aggravated zıt anlamlı kelimeler, Aggravated kelime anlamı
Mild : Nazik. Ilımlı. Ilık. Yumuşak. Kibar. Mazlum. Ilıman (iklim). Hafif. Halim. Yavaş.
Aggravated antonyms : unangry.

Bu kısımda Aggravated kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Aggravated ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Aggravated anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Aggravated ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.