Agio türkçesi Agio nedir

  • Kambiyo işlemleri masrafı.
  • Para farkı.
  • Aciyo.
  • Tecim belgitleri kapsamından ürem, aracılık payı gibi indirilecek değerler toplamı. paranın gerçek değeri ile saymaca değeri arasındaki değer. madeni ve kağıt paralardaki değer farkı. bankacılıkta indirim.
  • Banka işlemleri üzerinden alınan ücret.
  • Acyo.
  • Kambiyo.
  • Eskiden madeni paranın madeni değeri ile nominal değeri arasındaki fark sonraları bankaların sattıkları dövizler karşılığı aldıkları ücretler.
  • Bankaların kredi işlemleri dolayısıyla müşteriden aldığı faiz.
  • Bankaların bütün işlemleri için aldığı para.
  • Ara değer.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Bir para biriminden diğerine geçişte alınan komisyon.

Agio ile ilgili cümleler

English: Colds are contagious.
Turkish: Soğuk algınlığı bulaşıcıdır.

English: Enthusiasm is contagious.
Turkish: Coşku bulaşıcıdır.

English: I didn't know Tom had a contagious disease.
Turkish: Tom'un bulaşıcı bir hastalığı olduğunu bilmiyordum.

English: I thought you said it wasn't contagious.
Turkish: Bunun bulaşıcı olmadığını söylediğini düşündüm.

English: Emotions are contagious.
Turkish: Duygular bulaşıcıdır.

Agio ingilizcede ne demek, Agio nerede nasıl kullanılır?

Bills without agio : Değeri değişmez belgitler. Bankanın bir dalınca alınması ya da bankerin yasal oturum ve iş yerinde ödenmesi gerekli olduğundan, değer değişimine bağlı olmayan belgitler.

 

Loan with agio : Ara değerli borçlanma. Borç belgitleri saymaca değeri üstünde bir ödemeyi gerektiren borçlanma.

Agiotage : Sarraflık. Acyoculuk. Borsa oyunu. Borsada oynama. Kambiyo işi. Hisse alıp satma. Acyotaj.

Adagio : Yavaş çalışma. Ağır olarak. Adaciyo. Adacyo. Yavaş hareketlerle bacak ve kol alıştırmaları. Yavaş çalınan parça. Adacio.

Adagios : Yavaş çalınan parça. Adaciyo. Adacyo.

Contagious catarh : Kanatlı nezlesi. Bulaşıcı burun akıntısı.

Contagiose microorganisms : Öncelikle meme içi ve üzerinde yaşayan, sağımla inekten ineğe yayılan, etkili sağım öncesi hijyen, usule uygun sağım, memeyi antiseptiğe daldırma ve kuruda tedavi yoluyla kolaylıkla kontrol edilbilen strep. agalaksi, staph. aureus, mikoplasma, c. bovis’ içine alan mikrorganizmalar. Kontagiyöz mikroorganizmalar.

Contagion property : Bulaşma özelliği.

Contagious agalactia : Bulaşıcı agalaksi veya süt kesen hastalığı. Süt sekresyonunun az olması veya hiç olmaması, agalaksi. koyun ve keçilerde süt salgısının durması, konjuktivitis, keratitis, eklem yangısı, topallık ve gebe koyunlarda yavru atma gibi belirtilerle seyreden, mycoplasma agalactiae’nın neden olduğu enfeksiyöz bir hastalık, bulaşıcı agalaksi, kontagiyöz agalaksi, epizootik artritis, hlk. yel, sola, bozca, süt gitginliği. Süt kesen hastalığı. Bulaşıcı agalaksi.

Contagious diseae : Bulaşıcı hastalık. temas yoluyla bulaşabilen hastalık. Kontagiyöz hastalık.

İngilizce Agio Türkçe anlamı, Agio eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Agio ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Currency exchange : Döviz bürosu.

Abadir test : Abadir sınaması.

A b model : A-b modeli. Abel-blanchard modeli.

Cambium : Katmandoku. Bitki, biyoloji alanlarında kullanılır. Takas. Trampa. Kambiyum. Kök ve sapların çevresel büyümesine neden olan bitki dokusu (botanik terimi). Büyütken doku. Bitkilerin iletim demetlerinde, bir veya birkaç sıra meristematik hücre tabakasından oluşan, ikincil kalınlaşmayı ve enine büyümeyi sağlayan doku. Katman doku.

A level : A-düzeyi. Lise bitirme sınavı (ingiliz ingilizcesi).

Foreign exchange : Harici kambiyo. Döviz. Döviz arbitrajı. Yabancı para. Başka bir ulusun tedavüldeki parası. Dış kambiyo. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Döviz kuru. Bk. döviz bk. kambiyo senetleri ticari bankaların dövizle uğraşan birimleri.

A priori theoretical criteria : Öncül kuramsal ölçüt.

A priori probability : Öncül olasılık.

Aalens linear regression model : Aalen doğrusal bağlaşım modeli.

Charge : Sorumlu tutmak. Harç. Şarj etmek. Ücret. Suçlama. Kredi kartından almak. Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Şarj. Yük. Çevresinde kıvıl alan yaratan, artı ya da eksi alabilen temel tanecik özelliği, niceliği.

Agio synonyms : exchange premium, a posteriori analysis, a priori information, a error, cambiums, a posteriori probability, a posteriori criteria, a priori analysis, premium, abc method, exchange, agiotage, a posteriori information, abel blanchard model, aalen estimator.

Agio ingilizce tanımı, definition of Agio

Agio kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The premium or percentage on a better sort of money when it is given in exchange for an inferior sort. The premium or discount on foreign bills of exchange is sometimes called agio.