Airshaft türkçesi Airshaft nedir
- Aydınlık.
- Hava bacası.
Airshaft ingilizcede ne demek, Airshaft nerede nasıl kullanılır?
Airshed : Hava kuşağı.
Airship : Hava yolu taşıma aracı. Motorlu balon. Havadan hafif uçak. Uçak. Zeplin. Hava gemisi. Tayyare.
Airship hangar : Hava gemisi hangarı.
Airships : Zeplin. Tayyare. Hava gemisi. Hava yolu taşıma aracı. Uçak. Havadan hafif uçak.
Chairship : Başkanlık. Reislik.
Airs and graces : Dikkat çekmek için yapılan gösteriş. Kendini beğenmiş tavır. Hava veya caka veya gösteriş. Küçük dağları ben yarattım demek. Birinin daha önemli görünmesi amacıyla yapılan yapmacık davranış. Yapmacıklık. Kendini önemli bir insanmış gibi gösterme.
Airsacculitis : Kanatlılarda, genellikle mycoplasma gallisepticum tarafından oluşturulan, solunum sistemi enfeksiyonlarının seyri sırasında oluşan ve hava keselerinde kazeöz eksudatın varlığıyla belirgin patolojik değişim, airsakkulitis. maymunlarda solunum güçlüğü, öksürük ve çene altı ödemiyle belirgin, birçok bakteriyel etkene bağlı olarak biçimlenebilen, hava keselerinde oluşan vücut reaksiyonu. atlarda hava kesesi yangısı. Hava kesesi yangısı. Airsakkulitis.
Assume airs : Gösteriş yapmak. Havaya girmek.
Repairshop : Tamir atölyesi.
Hairshirt : Keçe iç çamaşır türü. Yapağıdan dokunmuş kumaş. Geçmişte rahiplerin giydiği keçe giysi çeşidi. Kıl gömlek. Saç gömlek.
İngilizce Airshaft Türkçe anlamı, Airshaft eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Airshaft ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Nose : Ses vb genizden çıkarmak. Burun (uçakta). Omurgalı hayvanlarda kısmen koklama sinirlerini taşıyan mukoza zarı ile örtülü bir çift burun boşluğunu içine alan koku alma organı. Yavaş ilerlemek. Genizden çıkarmak (ses). Koklamak. Uç. Burnunu sürmek. Burun.
Underframe : Çerçeve altı. Alt takım. Büyük bir binanın iç yapısı (mimari). Treyler şasisi. Şasi. İskelet altı.
Airways : Havayolu. Havayolları. Tenek yolları.
High speed : Işıklı. Yüksek randımanlı. Seri. Yüksek hızlı. Büyük hızla giden. Çok hızlı. Son süratle giden. Verimli. Hızlı.
Cruise missile : Seyir füzesi. Güdümlü nükleer füze. Kruz füzesi. Cruise füzesi.
Venthole : Delik.
Skeleton : Teşrih. Kafes. Çekirdek kadro. Kadit. Çatı. Taslak. Temel çatı. İskelet gibi kimse. Omurgalı hayvanların iç organlarını koruyan ve destekleyen kemik ve az çok kıkırdaklı bir çatı yapısı. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır.
Jackhead pit : Kör baca.
Brightness : Bir ışık kaynağının (yıldızın) verdiği ışığın alıcı (göz, fotoğraf plağı, ışıkgöze) üzerinde yaptığı etki gökbilimde bu etki ışık yeğinliğinin logaritması ile ölçülür. (ay.. bk. kadir sınıfı). Yalabık. Yapağıda parlaklık. Parlaklık. Neşe. Parıltı. Güneş. Canlılık. Bilgisayar, uzay, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Fuel system : Besleme devresi. Besleme sistemi. Yakıt sistemi.
Airshaft synonyms : air well, skeletal frame, heavier than air craft, lighter than air craft, stealth aircraft, bay, clearest, bogey, cockpit, bogie, fulgor, uptakes, airway, brightest, upcast, uptake, daylight, enlightenment, bright, upcast shaft, cabin, bogy, shafts, skin, aircraft engine, frame, air shaft, glow, brighter, clearness, brightly, air duct, enlightenments.

Bu kısımda Airshaft kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Airshaft ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Airshaft anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Airshaft ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.