Akrosiyanoz nedir, Akrosiyanoz ne demek

Akrosiyanoz; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İnsanlarda, kanda oksijen azalması veya indirgenmiş hâlde hemoglobin bulunması nedeniyle, ayak ve bacaklarda deri renginin bakışımlı olarak mavi veya mor renkte boyanması. Septisemiden ölen veya iyileşen buzağılarda genellikle kangrenle birlikte görülür.

Akrosiyanoz hakkında bilgiler

Akrosiyanoz, Deri hücrelerine kan taşıyan küçük atardamarların kasılması sonucunda genellikle ellerin, daha seyrek olarak ayakların dalga dalga hafif morarması hastalığıdır. Akrosiyanozda el ve ayak parmakları genellikle çok soğuktur ve çok terler. İçsalgı bezlerindeki bir bozukluktan ya da ruhsal sıkıntıdan kaynaklanabilen akrosiyanoz en çok ergenlik dönemi ile 20 yaşlarındaki gençlerde görülür ve çoğu kez yaş ilerledikçe kendiliğinden geçer. Raynaud fenomeni

Akrosiyanoz anlamı, kısaca tanımı

Akros : Uç

Küçük atardamarlar : Yarım milimetre kadar ince ve çapı küçük, endotelyumla kaplı, duvarlarında 1-5 sıralı kas örtüsü bulunan, ince dış örtüsü olan, kan akımına karşı direncin en çok olduğu yer olan ve atardamarların dokular arasında uzanan en ince dalları, atardamarcık, arteryol. Kılcal damarların hemen önünde yer alan küçük atardamarlar.

 

Kendiliğinden : İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi.

Dalga dalga : Kıvrımlı (saç). Açıklı koyulu. Düzgün olmayan, alçaklı yüksekli bir biçimde. Arka arkaya, yığın hâlinde.

Hemoglobin : Alyuvarların yapısında bulunan, dokulardan karbondioksidi akciğerlere, akciğerlerden oksijeni dokulara taşıyan, demir içeren ve kana kırmızı rengini veren protein.

Septisemi : Kan zehirlenmesi.

Atardamar : Kalbin sağ karıncığından akciğerlere, sol karıncığından vücudun diğer bölümlerine kan taşıyan damar, şiryan, arter.

Bakışımlı : Bakışımı olan, simetrili, simetrik.

Çoğu kez : Genellikle.

İndirgen : Oksit durumundaki cisimlerin oksijenini alma veya daha düşük bir oksitleme derecesine indirme özelliği olan (madde).

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Kan taşı : Kırmızı veya esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan, yaralardan akan kanı durdurmak için kullanılan bir mineral, hematit.

Ergenlik : Cinsel organların fizyolojik gelişmesiyle başlayan, büluğa ermişlikle yetişkinlik arasındaki dönem, yeni yetmelik, ergenlik çağı. Çocukluk çağından yetişkinlik çağına geçen kimselerin yüzünde çıkan sivilceler.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Kangren : Vücudun herhangi bir yerindeki dokunun oraya kan gelmemesi sonucu ölmesi.

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

 

Morarma : Morarmak işi.

Fenomen : Olay. Görüngü.

Kasılma : Kasılmak işi, takallüs.

Sıkıntı : İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

Diğer dillerde Akrosiyanoz anlamı nedir?

İngilizce'de Akrosiyanoz ne demek ? : acrocyanosis