Hemoglobin nedir, Hemoglobin ne demek

Hemoglobin; bir biyoloji terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Alyuvarların yapısında bulunan, dokulardan karbondioksidi akciğerlere, akciğerlerden oksijeni dokulara taşıyan, demir içeren ve kana kırmızı rengini veren protein

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. haima: kan; globus: yuvarlak) Hematin ve globinin birleşmesiyle meydana gelmiş ve omurgalı hayvanların alyuvarlarında bulunan, bileşiminde demir olan, oksijen ve karbondioksit taşıyan kırmızı solunum pigmenti.

Kimya'daki anlamı:

Mol kütlesi 65000 g civarında olan, her bir hemoglobin molekülüne bağlı 4 protein zincirinden oluşan, kanda oksijen taşıyıcı olarak görev yapan, omurgalı canlıların kırmızı kan hücrelerindeki bir renkli protein.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Hematin ve globinin birleşmesiyle meydana gelmiş ve omurgalı hayvanların alyuvarlarında bulunan, bileşiminde demir olan, oksijen ve karbondioksit taşıyan kırmızı solunum pigmenti.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

İnsan ve omurgalı hayvanlarda kanda oksijen ve karbondioksit taşıyan, alyuvar içinde bulunan ve kana kırmızı rengi veren, globinle demir içeren 4 polipeptit zinciri bulunan, kırmızı renkli 4 “hem” grubundan oluşan, üretimi kemik iliğinde alyuvarların gelişim evresi olan proeritroblast evresinde başlayan, retikülosit evresinde oluşumu tamamlanan bir protein molekülü. 1 gram Hb, 1.34 ml veya 1.9 mg oksijen taşır. Hemoglobin (Hb) A, HbA2, HbF, HbA1c, hemoglobin gibi birçok farklı tipi vardır.

 

Zooloji alanındaki anlamı:

(Yun. haima=kan, Yun.globos=yuvar) Hematin ve globin'in birleşmesiyle meydana gelmiş ve omurgalı hayvanların kanında bulunan kırmızı solunum pigmenti. Bileşiminde demir vardır.

İngilizce'de Hemoglobin ne demek? Hemoglobin ingilizcesi nedir?:

haemoglobin, hemoglobin, heamoglobin

Fransızca'da Hemoglobin ne demek?:

hémoglobine

Hemoglobin hakkında bilgiler

Hemoglobin, kanda solunum organından dokulara oksijen, dokulardan solunum organına ise karbondioksit ve proton taşıyan protein. Eritrositlerin içerisinde bulunur. Oksijeni +2 değerlikli demir içeren hem molekülleri ile bağlar. Başlıca sentez yeri eritrosit üretimi sırasında kemik iliğidir. Yaş, cinsiyet ve türe göre küçük farklılıklarla da olsa kanda belli bir değerin altında bulunmasına anemi, yüksek miktarda bulunmasına ise polisitemi denir. Hemoglobinin prostetik grubu hem, proteiniyse globulindir.

Hemoglobin, bir oligometaloproteindir. Yapısında 4 hem halkası olduğundan (4 tane) demir atomu bulunur. Bu demir miktarı hemoglobinin %0,33'üne karşılık gelir ama yine de bu oran az olsa da fark edebilir. Yapısında bazik aminoasitler -özellikle histidin- bulunur. Hemoglobin; α (alfa), β (beta), ɣ (gama) ve δ (delta) olmak üzere birbirine kovalent olmayan bağlarla bir arada tutunmuş 4 polipeptid zinciri içerir. Yetişkin bir insanın hemoglobini, hemoglobin A olarak adlandırılır ve %97,5 (α2β2), %2,5 (α2δ2)'den ibaret bir polipeptid zinciridir. α zinciri 141, β, ɣ ve δ zincirleri 146 aminoasidden oluşmuştur. Fetustaki hemoglobin olan hemoglobin F ise α2ɣ2 zincirlerinden oluşur. α ve β zincirlerindeki hatalı bir sentez çeşitli hastalıklara neden olur. Örneğin; β zincirinin altıncı durumundaki glutamik asit yerine valinin geçmesiyle hücreler orak şeklinde kıvrılır ve oksijeni yeterli miktarda bağlayamaz. Böylece hemoglobinin dalakta çok hızlı olarak yıkılmasıyla anemizma oluşur. Fetus hemoglobinindeki ɣ zincirinin doğumdan sonra β zinciri şekline dönüşmesi gerekir. ɣ zincirinin β zinciri şekline dönüşememesi Akdeniz anemisi (β-talasemi) meydana getirir.

 

Hemoglobin O2 taşınmasında görevlidir ve vücudun en önemli tamponudur. Hemoglobindeki Fe2+'in koordinasyon sayısı 6 olup bu koordinasyon yerlerinden dördüne pirol halkasının azotu, beşincisine globin molekülünün histidininin imidozol grubunun azotu, altıncısına ise su molekülü bağlanarak hemoglobin teşekkül eder. Suyun yerine O2 geçerse bu hemoglobine oksihemoglobin adı verilir. Hemoglobin molekülünde dört hem grubu bulunduğuna göre oksijen için dört birleşme yeri vardır. Hemoglobinin oksijen yerine CO2 ile birleşmesine karbaminohemoglobin (karbhemoglobin) adı verilir. Dayanıksız bir bileşiktir. Hemoglobinin altıncı koordinasyon yerine CO gelirse buna da karboksihemoglobin adı verilir. Hemoglobinin CO'e ilgisi O2'den daha fazladır. Hemoglobindeki demirin Fe3+ haline yükseltgenmesiyle elde edilen maddeye hemin adı verilir ve bu hemoglobin çeşidine de methemoglobin adı verilir. Hemoglobindeki altıncı koordinasyon yerine CN- bağlanırsa buna da siyanohemoglobin adı verilir ve bu tür zehirlenme gören kimselere sodyum tiyosülfat acil olarak verilmelidir.

Vücutta her gün yıkıma uğrayan hemoglobin miktarını yerine koymak üzere yaklaşık 5-6 gram kadar hemoglobin sentez edilir. Hemoglobin sentezi hücrenin mitokondri ve sitoplazmasında olur. Hemoglobin sentezi için protoporfirin IX, Fe2+ ve globuline ihtiyaç vardır. Pantotenik asit, piridoksal fosfat, B12 vitamini ve intrinsik faktör bu sentez için gereklidir. Proeritroblastlar hemoglobin sentezinin önemli kısmını gerçekleştirirler; retikülositte hemoglobin sentez etme oldukça düşmüştür. Olgun eritrositler, hemoglobin sentez edemezler. Hemoglobin sentezi için protoporfirin IX endojen olarak vücutta sentez edilir. Eğer organizmaya protoporfirin şırınga edilirse veya besinlerle eksojen olarak verilirse organizma bundan yararlanamaz. Dışkı ve idrarla dışarı atar. Hemoglobin retiküloendeteryal sistemin ribozomlarında sentez edilir.

Hemoglobin kısaca anlamı, tanımı:

Oksijen : Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O).

Demir : Bu elementten yapılmış parça. Güçlü, kuvvetli, sert. Çıpa. Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Bu elementten yapılmış.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Alyuvar : Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit.

Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).

Akciğer : Bronşçukların son bölümü. Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

Organ : Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş. Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv.

Karbondioksit : Renksiz, kokusuz, yoğunluğu 152,0 °C'de ve 36 atmosfer basıncında kolayca sıvılaşan ekşimsi tatta bir gaz (CO2).

Hemoglobin a : Erişkinlerde bulunan, “hem” grubuyla 2alfa ve 2ß zincirden oluşan (a2 ß2) esas hemoglobin tipi, erişkin hemoglobini, HbA.

Hemoglobin a1c : [hemoglobin A1c] Hemoglobindeki her zincirin ucundaki valine bir glikozun bağlı olduğu, şeker hastalığında miktarında artış olan glikozillenmiş hemoglobin tipi, HbA1c.

Hemoglobin a2 : [hemoglobin A2] Erişkinlerde az miktarda bulunan, “hem” grubuyla 2a ve 2d zincirden oluşan (a2 d2) hemoglobin tipi, HbA2.

Hemoglobin f : Fetal dönemde ve yeni doğanlarda bulunan, “hem” grubuyla 2? ve 2? zincirden oluşur (?2 ?2) ve 3 difosfogliserata ilgisi HbA’ ya göre daha az olan hemoglobin tipi, HbF.

Hemoglobin maserasyon deneyi : Kasaplık hayvan karkaslarında, kesim sırasında kanın yeterli akıtılıp akıtılmadığını belirlemek için yapılan test.

Hemoglobinemi : Kan plazmasında serbest hemoglobin bulunması. Kan plazmasında serbest hemoglobin bulunması. Damar içi hemolizin önemli bir göstergesidir.

Hemoglobinemi paroksimalis : Paroksimal hemoglobinüri.

Hemoglobinometre : Kandaki hemoglobin miktarını belirlemek için kullanılan bir alet.

Hemoglobinometri : Kandaki hemoglobin miktarının belirlenmesi işlemi.

Hemoglobinopati : Kalıtsal bozukluklardan dolayı anormal polipeptit zincirlerinden oluşan, orak hücre anemisi, hemolitik anemi ve talasemiye neden olan anormal tipteki hemoglobinlerin varlığı. Hemoglobin C, E, I, J, S, vb. yüzlerce tipi vardır.

Diğer dillerde Hemoglobin anlamı nedir?

İngilizce'de Hemoglobin ne demek? : n. substance in red blood cells which conveys oxygen from the lungs to body tissues

n. hemoglobin, haemoglobin [Brit.]

Fransızca'da Hemoglobin : hémoglobine [la]

Almanca'da Hemoglobin : n. Hämoglobin

Rusça'da Hemoglobin : n. гемоглобин (M)