Alaçarpaz nedir, Alaçarpaz ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yağmurla karışık kar, sulu sepken.

Kekliğin göğsündeki kınalı tüyler.

[Bakınız: alaçaprak].

Alaçarpaz tanımı, anlamı

Alaç : Siyahla beyaz karışık renk, siyahlı beyazlı. İlâç

Alaça : Ucuz ve kötü bir çeşit basma. Yarı olmuş üzüm. Yazın bol yağmurlardan sonra ekinleri ve ağaç yapraklarını sarartan yakıcı güneşli durgun hava.

Sulu sepken : Yağmurla karışık bir biçimde yağan (kar). Yağmurla karışık bir biçimde (kar yağmak).

Karışık : Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.

Sepken : Kısa süreli ve az yağan yağmur, kar.

Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.

Kınalı : Kına ile boyanmış olan. Kınanın renginde veya kızıl renkte olan. Yapıncak.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Karı : Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın. Yaşlı, ihtiyar.

 

Sulu : Suyu olan, içinde su bulunan, koyu karşıtı. İçine su katılmış, sulandırılmış olan. Suyu çok olan. Yersiz şakalar yapan, söz ve davranışları ile çevresini tedirgin eden veya gereksiz iltifatlarda bulunan (kimse).

Kına : Kına ağacının kurutulmuş yapraklarından elde edilen, saç ve elleri boyamakta kullanılan toz.

Kar : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı.

Diğer dillerde Alacalı kumtaşı anlamı nedir?

İngilizce'de Alacalı kumtaşı ne demek ? : bunter, lower triassic