Alamangumpili nedir, Alamangumpili ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İri, sarı ve sert, iyi, bir çeşit patates.

Alamangumpili anlamı, kısaca tanımı

Alama : El ile tutulup atılabilecek büyüklükteki taş parçası: Dünkü kavgada bir alama da bana geldi. Sert ağaçtan yapılan, üzeri oyma işlemeli ve gece gezerken taşınan sopa. Ele alınıp atılacak büyüklükte, yuvarlak taş. Yumruk büyüklüğünde taş

Alaman : Büyük, iri, kocaman. Alaca renkli koyun, inek, öküz ve benzerleri. Her kuzuya süt veren koyun. Çökelekle karışık peynir. Alman (Kuşu). Alaca; dağda daraman (arslan), suda süleyman (balık), esgeri yeşil (yaprak), Gendi alaman (kiraz). Alaca. Alman. Almanya. Kemah. Sivas şehri, Akçakışla nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Patates : Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum). Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastası çok, yenebilen yumruları.

Patat : Peltek konuşan, kekeme, dilsiz. Tezgâhta gücüleri oynatmaya yarayan tahta araç. Çok eskimiş giysi, kumaş parçası. Kumaş parçalarından yapılmış tutacak. Yünden, pamuk ipliğinden örülmüş terlik, patik. Fırın silmek için kullanılan, sopanın ucuna bağlanmış paçavra. Tandıra ekmek yapıştırmak için kullanılan araç. Eski kumaş parçası, paçavra.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

 

Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.

Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

Pata : Oyunda yenen ve yenilen olmaması, berabere kalma.

İri : Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı.

İyi : İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Yerinde, uygun. Bol, çok, aşırı. Doğru olan. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Esen, sağlıklı. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Yeterli, yetecek miktarda olan.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

 

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Alamana ağları anlamı nedir?

İngilizce'de Alamana ağları ne demek ? : combine nets