Alat nedir, Alat ne demek

Alat; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Acele, ivedi, çabuk.

İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi.

Bez dokuma tezgâhı.

Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik.

Elbise.

Azgın, tehlikeli köpek.

[Bakınız: aladı].

Bir çeşit çam ağacı.

Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı.

Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et.

Bulaşık.

Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi.

Alat isminin anlamı, Alat ne demek:

Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı. Alat ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Alat hakkında bilgiler

Alat Özbekistan Cumhuriyeti'nin Buhara ili'nin Alat İlçesi'nde bulunan şehirdir. Alat İlçesinin merkezi'dir.

Alat anlamı, kısaca tanımı

Alat basırat : Yarım yamalak, çok acele, çabucak

Alat kasamat : Yarım yamalak, çok acele, çabucak.

Alat kasat : Yarım yamalak, çok acele, çabucak.

Alat kıpırt : Yarım yamalak, çok acele, çabucak.

Alat malat : Belli belirsiz, hayalmeyal.

Alat samat : Yarım yamalak, çok acele, çabucak.

Alat semet : Yarım yamalak, çok acele, çabucak.

Alata : Karışık, toplama. Karışık maddelerle yapılan bir çeşit ekmek. Uçurum: Alatadan aşağı yuvarlandı. Yüksek: Arabaya alata yük vurmuş. Sürüye katılmayan zayıf, hasta hayvan. Nekahat devresindeki iştahlılık.

 

Alatakaç : Ağaçkakan.

Alatan : Güneş doğmadan önce ufukta beliren karışık renkler.

Alataras : Toprağı tavlıyacak kadar yağan yağmur. Yarı nemli, tavlı toprak.

Alatarla : Elâzığ ili, Hıdırbaba bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum ilinde, Oltu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu ilinde, Taşköprü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Alataş : Çok renkli taş. Giresun kenti, Keşap ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel ili, Anamur ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Trabzon ilinde, Maçka ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Alatatavu : İyice pişmemiş yemek.

Alatavlı : Yarı yaş, yarı kuru toprak, az tavlı yer. İyice pişmemiş yemek. [Bakınız: alatav].

Alatavşan üzümü : Sarı renkli ve çilli bir çeşit üzüm.

Alatavuk : Dağlarda yaşıyan bir çeşit kuş.

Alatay : Derisinde benekler olan tay. Ağrı ili, Patnos ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Alatçık : Çadır direği. Çingene çadırı.

Alatene : Bulgur ve mercimekle yapılan bir çeşit yemek. Çavdarla karışık buğday: Bu yıl 50 gülek alatenem çıktı.

Alatengirek : Kısa boylu, benekli ve zehirli bir yılan.

Alatepe : Aydın şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Bingöl ilinde, Ilıcalar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kilis kenti, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Muğla şehrinde, Ören bucağına bağlı bir yer.

Alatırik : Elektrik.

Alatirik : El feneri.

Alatiriyh : Fransızca kökenli electrique: elektirik, parlak ışık.

 

Alatlamak : Acele etmek. Yeni doğmuş bebekleri, al denilen görüntünün kötü etkisinden korumak için alcı denilen kimselere atlatmak.

Alatlar : Şanlıurfa ili, Akçakale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Alatmak : Acele etmek.

Alatoprak : Bitlis şehri, Mutki belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Alatosun : Diyarbakır ilinde, Ovabağ nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Alatsamak : Acele ettirmek, acele etmeyi istemek.

Alatu : İpek mendil.

Alatura : Bir çeşit kırmızı üzüm.

Alaturki : Alaturka.

Alatürük : Elektrik.

Alatav : Az tavlı, yarı yaş yarı kuru olan (toprak).

Alaten : Cüzzamlı.

Alaturka : Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).

Alaturka müzik : Geleneksel Türk müziği.

Alaturka saat : Güneşin batışında 12'yi gösterecek bir biçimde ayarlanmış saat, ezani saat.

Alaturka tuvalet : Çömelerek kullanılan tuvalet.

Alaturkacı : Alaturka yanlısı kimse. Alaturka müziği seven kimse. Alaturka müziği seslendiren veya çalan kimse.

Alaturkacılık : Alaturkacı olma durumu.

Alaturkalaşma : Alaturkalaşmak durumu.

Alaturkalaşmak : Alaturka olmak.

Alaturkalaştırma : Alaturkalaştırmak işi.

Alaturkalaştırmak : Alaturkalaşmasını sağlamak.

Alaturkalık : Alaturka olma durumu.

Diğer dillerde Alaşımlı takım çeliği anlamı nedir?

İngilizce'de Alaşımlı takım çeliği ne demek ? : alloy tool steel